Aydın Barosu
Perşembe, 15 Mart 2018 14:13

BAROMUZ İLE NONA SPOR TESİSLERİ ARASINDA İMZALANAN PROTOKOL İLE BAROMUZA MENSUP MESLEKTAŞLARIMIZ, STAJYER AVUKATLARIMIZ, BARO ÇALIŞANLARIMIZ VE AVUKAT BÜROSU ÇALIŞANLARI, BİRİNCİ DERECEDE YAKINLARI ŞİRKET BÜNYESİNDE MEVCUT YÜZME HAVUZLARI, SAUNA, BUHAR ODASI, SPOR SALONU, DÜĞÜN, NİŞAN, SÜNNET ORGANİZASYONLARINDA, İNDİRİMLİ OLARAK (YILLIK ÜYELİK AİDATI ÜZERİNDEN %20 ORANINDA İNDİRİM) OLARAK YARARLANACAKLARDIR. MESLEKTAŞLARIMIZA HAYIRLI OLMASI DİLEKLERİMİZLE DUYURULUR.

Pazartesi, 12 Mart 2018 13:05
Pazartesi, 12 Mart 2018 08:34
Cuma, 09 Mart 2018 18:01
Perşembe, 08 Mart 2018 11:18
Çarşamba, 07 Mart 2018 13:38

Merkez Valisi Sayın Hakan Yusuf Güner Baro Başkanım Av. Gökhan Bozkurt’u makamında ziyaret etti.

Çarşamba, 07 Mart 2018 09:19

08 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle, Baro Sosyal Tesislerimizde Kadın Hakları Komisyonu Koordinatörümüz Av. Nurcan Arslan, Baro Genel Sekreterimiz Av. İrem Bozkurt, Baro Saymanımız Av. Rabia Altuntaş Çiftçi, Kadın Hakları Komisyonu Başkanımız Av. Neşe Menderes’in ve komisyon üyelerimizin katıldığı basın açıklaması yapılmıştır.

 

 

TÜBAKKOM

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

 

BASIN AÇIKLAMASI                      

               8 Mart; Dünya Kadınlarının taleplerini birlikte daha gür haykırdıkları, kendilerini toplumda eşit bir birey olarak yok sayan çağdışı zihniyetlere karşı çıktığı, kadını sömüren, aşağılayan, yok eden sistem ve zihniyetlere karşı omuz omuza mücadele verdiği gündür.

               Kadına yönelik ayrımcılığı, dünyada sömürünün, şiddetin, eşitsizliğin, yoksulluğun artmasına neden olan sistemden ayrı düşünmek mümkün değildir. Bu nedenle temel olarak bu sistemin değişmesi sağlanmadan kadın sorunlarına çözüm bulmak mümkün olmayacaktır. Cinsiyet ayrımının ortadan kaldırılmasıyla özgür, eşit bir birey ve toplum oluşumu sağlanabilir.

               Ülkemizde toplumsal cinsiyet ayrımcılığı; aile içinde başlayarak, toplumun her alanında var olmaya devam etmektedir. Tarihsel, kültürel ve dinsel bir takım gerekçeler üretilerek kadınlar eğitimden, iş hayatından ve toplum yaşantısından uzaklaştırılmaktadır.

               Ülkemizde nüfusumuzun yarısını teşkil eden kadınlarımız; yaşamın her alanında varken; karar alma organlarında, istihdamda, eğitimde politikada aynı oranda temsil edilememektedir. Bunun yanında kadına ve çocuklara yönelik şiddet ve cinsel istismar sistematik bir şekilde artmaktadır. Kadına yönelik şiddet ve cinsel istismarın artmasını, görünürlüğün ve farkındalığın artmasıyla açıklanmasını kabul etmiyoruz. Kadına yönelik şiddet ve istismarın artmasında kadına yönelik politikalarda sistemli bir geriye gidişin etkisi büyüktür. Eğitim müfredatı ile toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitsizlikler pekiştirilmekte, dini referanslar dikkate alınarak kanuni düzenlemeler yapılmakta, kesintisiz zorunlu eğitim süresi kısaltılmakta, kadına yönelik şiddet haberlerinde medyada eril dil kullanılmakta, kadının asıl görevinin annelik ve esas yerinin ev olduğu algısı yaratılarak kadının sosyal yaşamda yer alması kısıtlanmaktadır. Kamusal alanların kadınlar için güvenilir hale getirilmesi sağlanacağı yerde kamu hizmetleri toplumsal cinsiyet ayırımına yol açacak şekilde verilmekte, failin fiili tartışılacağı yerde kadının şiddete uğramasına bulunduğu yer, zaman ve giyiniş biçimleri mazeret olarak kullanılmaktadır.

               Kadına yönelik şiddetin önlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği problemi; ekonomik ve toplumsal hayatın eşitlik ilkesi kapsamında düzenlenmesiyle mümkündür. Kadınları toplumsal hayat dışına itmeye çalışan, cinsiyetçi ve ayrımcı politikalardan ve uygulamalardan vazgeçilmelidir.

               Laik eğitim sistemi her türlü toplumsal cinsiyet eşitsizliğin kaldırılması için bir zorunluluktur. Yine 12 yıl kesintisiz zorunlu eğitim kız çocuklarının birey olmasını sağlayacak önemli bir olgudur. Politik dil kullanımının ve özellikle Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılmakta olan kadına yönelik cinsel tanımlamaların mevcut yasalarla çelişkili olmaması sağlanmalıdır. Aile kavramı kullanılarak; kadına yönelik şiddette ve aile mahkemesinin görevli olduğu alanlarda ve davalarda arabuluculuk ve uzlaştırma yöntemleri kabul edilmemelidir. Kadına sadece ailenin bir parçası gören politik, kültürel anlayış değiştirilerek, kadının eşit ve özgür birey olduğu kabul edilmelidir.

               Bizler; Aydın Barosu olarak; Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) üyesi olarak; kadınlarımızın cumhuriyet devrimleri kazanımlarından ödün vermeyeceğimizi; kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, kadının birey olarak var olduğu, özgürlüklerinin kısıtlanmadığı, şiddettin ve istismarın önlendiği, barışın sağlandığı bir Türkiye ve dünya istediğimizi bir kez daha kamuoyuyla paylaşıyoruz. 08.03.2018

AYDIN BARO BAŞKANLIĞI

KADIN HAKLARI KOMİSYONU

Pazartesi, 05 Mart 2018 12:50
Pazartesi, 26 Şubat 2018 00:00
Perşembe, 22 Şubat 2018 00:00
IP Adresiniz :54.92.170.149
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..