Aydın Barosu
Salı, 24 Aralık 2013 06:50

AYDIN BAROSU BÜNYESİNDE

TÜRK SANAT MÜZİĞİ KOROSU KURULACAKTIR.

 

KATILMAK İSTEYEN MESLEKTAŞLARIMIZIN 01.01.2014

TARİHİNE KADAR BARO YAZI İŞLERİNE BAŞVURMALARI

VEYA AŞAĞIDA İSİMLERİ YAZILI MESLEKTAŞLARIMIZ İLE İRTİBATA GEÇMELERİ ÖNEMLE

DUYURULUR.

 

AV. METİN BAŞALAN 0542 4342126

AYDIN BARO BAŞKANLIĞI-13.12.2013

Salı, 24 Aralık 2013 06:43

AYDIN BAROSU BÜNYESİNDE

TÜRK HALK MÜZİĞİ KOROSU KURULACAKTIR.

KATILMAK İSTEYEN MESLEKTAŞLARIMIZIN 01.01.2014 TARİHİNE KADAR BARO YAZI İŞLERİNE BAŞVURMALARI VEYA

AŞAĞIDA İSİMLERİ YAZILI MESLEKTAŞLARIMIZ İLE İRTİBATA GEÇMELERİ ÖNEMLE DUYURULUR.

 

AV. METİN BAŞALAN 0542 4342126

AYDIN BARO BAŞKANLIĞI-13.12.2013

Pazar, 22 Aralık 2013 10:01
          EGE - MARMARA BÖLGE BARO BAŞKANLARI TOPLANTISI
 
SONUÇ BİLDİRGESİ
 
21 - 22 ARALIK 2013 
 
 
21-22 Aralık 2013 tarihlerinde Kocaeli Barosu’nun ev sahipliğinde toplanan Ege – Marmara Bölgeleri Baro Başkanları aşağıdaki hususları kamuoyunun bilgisine sunmayı gerekli görmüşlerdir.
 
Cuma, 13 Aralık 2013 11:54

2014 YILINDA PLAKET ALACAKLAR

50 YILLIK

1 - AV.YÜCE ALPBAZ

 

40 YILLIK

1-AV.MEHMET PALA                              2-AV.KEMAL PEKSEREN

3-AV.BEKİR SITKI YÜZBAŞ                     4-AV.M.TUNCER ÖZKAN

5-AV.MAHMUT HOŞGÖZ                       6-AV.LÜTFİYE SUNAY

7-AV.ŞÜKRAN OĞUZ                              8-AV.M.HÜRREM ŞAHİNCİ

 

25 YILLIK

1-AV.LALEZAR NERGİZ                         2-AV.LEVENT ÜNAL

3-AV.GÜLNİDA PAYZA                          4-AV.SERAP YÖRÜK

5-AV.İMRAN YALÇIN                            6-AV.ABDULLAH NERGİZ

7-AV.TÜRKAN KÖSEOĞLU                     8-AV.HASAN AKSOY

9-AV.NAİL ÖZAZMAN                           10-AV.METİN KOCAKAYA

11-AV.SÜLEYMAN TOKÖZ                     12-AV.CİHAN ŞAHİN

13-AV.TAHSİN METİN                          14-AV.HÜDAİ AKSOY

15-AV.AYŞE DURU ERCEDOĞAN           16-AV.MUSTAFA BALCI

17-AV.İSMAİL TÜRKBAY                      18-AV.M.BÜLENT TOKUÇOĞLU

19-AV.YUSUF YAYLACI                         20-AV.MUSTAFA AÇICI

21-AV.ŞAHİDE SEZİN ATMACA            22-AV.AYŞE ERÖZ

     

                                                                                     BARO BAŞKANLIĞI-13.12.2013

Çarşamba, 11 Aralık 2013 09:08

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
HUKUKÇULAR ARASI ŞİİR YARIŞMASI 2014

Türkiye Barolar Birliği, 2014 yılı Avukatlar Haftası etkinlikleri kapsamında Hukukçular Arası Şiir Yarışması düzenlemiştir.

Yarışma ile hukuk camiasına ve topluma şiir alanında özgün eserlerin kazandırılması ve yayımlanmaya değer şiirlerin kitaplaştırılması amaçlanmaktadır.

YARIŞMA KONUSU

Yarışmanın konusu serbesttir.

KATILIM

1. Yarışmaya; avukat, hakim, savcı, stajyer, hukuk fakültesi öğrencisi ya da hukukçu kimliğini taşıyan meslek çalışanları katılabilir.
2. Her katılımcı yarışmaya en fazla üç şiir gönderebilir.
3. TBB yöneticileri ve çalışanları, seçici kurul üyeleri ve bunların birinci derecede yakınları yarışmaya katılamazlar.
4. Daha önce yayımlanmış veya herhangi bir yarışmada ödül almış şiirler kabul edilmeyecektir.

ŞİİRLERİN GÖNDERİLMESİ

1. Yarışmaya sadece elektronik posta ile  Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresine yapılan başvurular kabul edilecektir. 
2. Yarışmacı elektronik posta iletisinin KONU kısmına ve MAIL İÇİNE kendi belirleyeceği “RUMUZ”u yazacaktır. 
3. Ekli olarak gönderilecek şiirler A4 boyutunda Word dosyasına, 12 punto ile Times New Roman fontu ile yazılmalıdır.
4. Yarışmacı tarafından belirlenecek RUMUZ ekli olarak gönderilen her şiirin başında yer almalıdır. 
3. Ekli form katılımcı tarafından eksiksiz olarak doldurulduktan sonra şiirlerle birlikte gönderilecektir.

TAKVİM

Yarışmaya şiir gönderme süresi 21 Şubat 2014 günü saat 17.00’de sona erer.
Seçici Kurul tarafından ödül almaya  ve yayımlanmaya değer bulunan şiirler 14 Mart 2014 tarihinde www.barobirlik.org.tr adresinden duyurulacaktır.
Ödüller, Avukatlar Haftası (31 Mart – 6 Nisan 2014) kapsamında düzenlenecek olan “Şiir Dinletisi” etkinliği öncesinde verilecektir.
Aynı gün, ödül alan ve yayımlanmaya değer görülen şiirlerin yer aldığı kitap çıkarılacaktır. 

ÖDÜLLER

Birincilik 3.000 TL + Başarı Belgesi
İkincilik 2.000 TL + Başarı Belgesi
Üçüncülük 1.500 TL + Başarı Belgesi
Seçici Kurul tarafından ödüle ve yayımlanmaya değer görülen şiirler için telif ödenmeyecektir. 
Yayımlanmaya değer görülen eser sahipleri adına TEMA’ya 5’er adet fidan bağışı yapılacaktır. 

DİĞER

Katılımcı, yarışmaya gönderdiği şiirin tümüyle kendisine ait olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder.   Aksi bir durum halinde ödül alan veya şiiri yayımlanmaya değer görülen katılımcılardan elde ettikleri ödül, ünvan ve her türlü kazanım geri alınır.

SEÇİCİ KURUL

Seçici Kurul, aşağıda soyadları alfabetik sıraya göre yazılan üyelerden oluşur: 
Mehmet Başaran
Ataol Behramoğlu
Av. Eyyüp Sabri Çepik
Enver Ercan
Turgay Fişekçi
Av. Kürşat Karacabey 
Av. Gülcihan Türe

KATILIM FORMU İÇİN TIKLAYINIZ

 

 

 
  Ankara 09.12.2013
BARO BAŞKANLIĞI
DUYURU NO:2013/96

Birliğimiz Yönetim Kurulunun 29.11.2013 günlü toplantısında; 2014 yılı Avukatlar Haftası Etkinlikleri kapsamında Avukat, Hakim, Savcı, Stajyer ya da hukukçu kimliğini taşıyan meslek çalışanlarının katılacağı bir “Hukukçulararası Şiir Yarışması” düzenlenmesine karar verilmiştir.

Söz konusu yarışma ile ilgili şartname ve katılımcı formu ekte gönderilmiş olup, gereğini bilgilerinize sunarım.

Saygılarımla.



Avukat Metin FEYZİOĞLU
Türkiye Barolar Birliği
Başkanı

 

 

 

Salı, 10 Aralık 2013 12:55

Değerli Basın Mensupları ve sevgili Aydın Halkı;

 

                İnsan Hakları Evrensel Bildirisi Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra, 10 Aralık 1948'de, BM Genel Kurulu'nun Paris'te yapılan oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir. İşte bu önemli belgenin imzalandığı gün olan 10 Aralık tüm Dünya’da İnsan Hakları Günü olarak kutlanır.

                İnsan Hak ve Özgürlükleri Magna Carta’dan başlayarak, değişik evreler izlemiş, Fransız İhtilali ile bu alanda önemli bir yol kat edilmiş, en son Birleşmiş Milletler’in kurulması ile tüm Dünyada benimsenen kurallar bütünü halini almıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra devletler, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleşmişler, insanlara özgürlük tanınmasının uygarlıkların sonu olabilecek savaşları da önleyebileceği ortak düşüncesini taşımışlardır.

               10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü olan bugün halen uzun tutukluluk sürelerini, haksız gözaltıları, işkenceyi, zamanaşımına uğrayan cinayetleri, basılmamış kitapların suç aleti olduğunu konuşmaktayız. En temel insan hakkı olan Sağlık ve eğitim hakkının paralı hale getirilmesinden, işçilerimizin en tabii hakları olan emeklerinin karşılığı Kıdem Tazminatının kaldırılması çabalarından bahsetmekteyiz. Bu gelişmelerden toplumun büyük bir kesimi rahatsız olmasına rağmen, bu hususlarda hiçbir gelişme sağlanmadığı gibi geriye gidiş yaşanmaktadır.

              Ülkemizde Haziran Ayında, en temel insan hakkı olan toplantı ve gösteri yapma hakkını kullanmak isteyen vatandaşlar meydanlara çıkmışlardır. Ancak Kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanımı sonucu, bu olaylarda 7 kişi yaşamını yitirmiş, binlerce kişi yaralanmış ve birçok kişi hakkında soruşturma ve davalar açılmıştır. Bu olaylar nedeniyle, ülkemizin dünyada zaten kötü olan insan hakları konusundaki sicili daha da kötüleşmiştir. İnsan Hakları ve Hürriyetleri ile ilgili olumsuzlukları dile getirenler, Avukatlar da dâhil olmak üzere haksızlıklara karşı çıkanlar, bunları haber yapanlar, en temel hak olan düşünce ve ifade özgürlüğü hiçe sayılarak tutuklanabilmektedirler.

                  Hatta bu yıl meslektaşlarımız İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi’nden yaka-paça çıkartılarak gözaltına alınmışlar ve birçoğu tutuklanmıştır. Bunun yanında mesleği savunmanlık olan ve sadece savunma mesleğinin icrası nedeniyle yargılanan ve tutuklu bulunan meslektaşlarımız bulunmaktadır.

                  Demokratik bir toplum düzeninde rastlamayacağımız hukuka aykırı uygulamalara Aydın Barosu İnsan Hakları Komisyonu olarak, kime karşı yapılırsa yapılsın, hangi amaç ve saikle hareket edilirse edilsin, tüm insan hakkı ihlallerinin karşısında olacağız.      

                  Zaten sosyal ve ekonomik darboğazın eşiğindeki ülkemizde İnsan Hakları İhlallerinin bu kadar yoğun yaşanması, toplumu sindirmekte insanların gölgesinden bile çekinir hale gelmesine sebep olmaktadır. Özel hayatın gizliliğinin ortadan kalkması, sorgulamayan, düşünmeyen, değerlerini korumayan, bireyci ve bencil bir toplum yaratmaktadır.

                 Depremin hemen ardından kurulan çadırda ısınmaya çalışırken yanarak can veren insanlarımız, Türk Bayrağının, rozetin suç delili olarak kabul edildiği ve bu şekilde yargılanan insanlarımız bulunmaktadır. Halbuki BM. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nde de yer aldığı üzere, hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez. Bugün Türkiye’de en temel hak olan yaşama hakkı bile sorgulanır hale gelmiştir. Bireylerin hukuk güvenliği sarsılmıştır. İnsan Hakları anlamında ilerleme ve atılım içinde olmamız gerekmekte iken gerileme yaşamaktayız. Varolan sorunlar ancak İnsan Haklarına saygıyla ve bu hakların Devletlerce de gerçek manada korunması ile çözülebilir. Toplumda yaşayan her bireyin İnsan haklarına sahip çıkması halinde, korku dağları yıkılacak ve ülkemiz aydınlık ve huzur dolu günler yaşamaya başlayacaktır.

                  Ülke olarak içinden geçtiğimiz bu nazik dönemde Halkımızın İnsan Haklarına her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Bugün maalesef İnsan Hakları Gününü buruk kutluyoruz. Kutlamaların ancak kazanımların neticesinde yapılacağı düşüncesiyle, insan hakları alanında kazanımların olacağı, özgürce ve kardeşçe yaşayabileceğimiz, savaşların olmadığı, toplumsal huzurun hâkim olduğu bir dünyada buluşmayı diliyorum. Basına ve kamuoyuna duyurulur. 10/12/2013

 

 

AYDIN BAROSU

İNSAN HAKLARI KOMİSYONU BŞK.

AV. MUSTAFA ÖZTÜRK

Salı, 10 Aralık 2013 09:09

T.C.
HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU
 
 
 
Sayı : 87742275-659-0289-2012/658/57864 09/12/2013
Konu : Soruşturma aşamasında avukatların
 dosya içeriği incelemesi
 
 
 
 
…. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
 
 


5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre Cumhuriyet başsavcılığı tarafından
yürütülen soruşturmalarda; şüphelinin müdafisi, mağdur veya şikâyetçinin ise vekili
olabilmek için dosya içeriğini incelemek isteyen avukatların taleplerinin soruşturmanın
gizliliği, masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı ilkeleri belirtilerek reddedildiği,
avukatların kendilerine başvuran şüphelilerin müdafiliğini, mağdur ya da şikâyetçilerin ise
vekilliğini üstlenebilmeleri için sadece bu kişilerin anlatımları ile yetinmeyip dosya
içeriklerini inceleyerek müdafi ya da vekil olup olmayacaklarını değerlendirmelerinin bir
zorunluluk olarak ortaya çıktığı ve savunma hakkı açısından bu durumun önem arz ettiği,
mevcut yasal düzenlemelerde belirtilen “müdafi” ve “vekil” ifadelerinin yüksek mahkemeler
tarafından da bu sıfatların kazanılması halinde dosya içeriğinin incelenmesi ve belge
alınmasının mümkün olabileceği şeklinde yorumlandığı, oysa avukatların sebep ve gerekçe ile
şüpheli ya da mağdur ve şikâyetçiden hangisi için inceleme yapmaya gereksinim duyduğunu
dilekçesinde açık bir şekilde belirtmek suretiyle kısıtlama kararı alınmayan soruşturma
dosyalarını incelemesinin ilgili Cumhuriyet savcısının havalesi ve bu dilekçelerin denetime
imkân sağlayacak biçimde dosyasında ve UYAP’ta muhafaza edilerek mümkün olabileceği
Kurulumuza intikal eden bilgilerden anlaşılmıştır.
Bu bakımdan, konuya ilişkin öncelikle ilgili mevzuat hükümleri, yargı kararları ve
uygulama açısından savunma hakkı ile mevzuatın bu konuda tanımış olduğu yetkinin
çerçevesinin belirlenmesi, kısıtlama kararı bulunmayan dosyalar bakımından avukatların olası
müvekkilleriyle ilişkilerinin tesis edilebilmesi için ihtiyaç duydukları belgelerin incelenmesi
için dengeli ve orantılı bir çözüme ulaşılması bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır.
A- Mevzuat Hükümleri
Bilindiği üzere, 2709 sayılı Anayasa’nın 38’inci maddesinin dördüncü fıkrasında;
“Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz”,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6’ncı
maddesinin ikinci fıkrası: “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit
oluncaya kadar suçsuz sayılır”,


 2/8
 
04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Tanımlar” başlıklı
2’nci maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
b) Müdafii: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı,
c) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde
temsil eden avukatı,
d) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden
iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
e) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar
geçen evreyi,
f) Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun
kesinleşmesinden sonra, maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından
etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi, ifade eder.”,
“Müdafiin dosyayı inceleme yetkisi” kenar başlıklı 153‘üncü maddesinde; “(1)
Müdafi, soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği belgelerin bir örneğini
harçsız olarak alabilir.
 (2) Müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek alması,
soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine, sulh
ceza hâkiminin kararıyla bu yetkisi kısıtlanabilir.
(3) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve
adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar
hakkında, ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.
(4) Müdafi, iddianamenin mahkeme tarafından kabul edildiği tarihten itibaren dosya
içeriğini ve muhafaza altına alınmış delilleri inceleyebilir; bütün tutanak ve belgelerin
örneklerini harçsız olarak alabilir.
(5) Bu Maddenin içerdiği haklardan suçtan zarar görenin vekili de yararlanır.”,
“Soruşturmanın gizliliği” kenar başlıklı 157’nci maddesinde; “(1) Kanunun başka
hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla
soruşturma evresindeki usul işlemleri gizlidir.”,
19/03/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun;
“Avukatlığın amacı” kenar başlıklı 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “Yargı
organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi
teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara
görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler
saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine
sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekâletname ibrazına bağlıdır.”
“İşlerin stajyer veya sekreterle takibi, dava dosyalarının incelenmesi ve dosyadan
örnek alma” kenar başlıklı 46’ncı maddesinde; “Avukat, işlerini kendi sorumluluğu altındaki
stajyeri veya yanında çalışan sekreteri eliyle de takip ettirebilir, fotokopi veya benzeri
yollarla örnek aldırabilir. Avukatın onanmasını istemediği örnekler harca tabi değildir.
Avukat veya stajyer, vekâletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını inceleyebilir.
Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine getirilmesi zorunludur. Vekâletname ibraz etmeyen
avukata dosyadaki kâğıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi verilmez.”, 3/8
 
06/08/2013 tarihli ve 28730 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri
Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğinin “Soruşturma evrakının incelenmesi ve
örnek alınması” kenar başlıklı 54’üncü maddesinde; “(1) Kanunun başka hüküm koyduğu
hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek şartıyla soruşturma evresindeki
usul işlemleri gizlidir.
(2) Şüpheli ve müdafii soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilir ve istediği
belgelerin bir örneğini fizikî ya da elektronik ortamda harçsız olarak alabilir.
(3) Şüpheli ve müdafiin dosya içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek almasına
ilişkin yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının
istemi ve ilgili hâkimin kararıyla kısıtlanabilir.
(4) Yakalanan kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve
adı geçenlerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adlî işlemlere ilişkin tutanaklar
hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz.
(5) Bu maddenin içerdiği haklardan mağdur, şikâyetçi, suçtan zarar gören ve vekilleri
de yararlanır.
(6) İncelemenin yapıldığına ya da belge örneği alındığına dair düzenlenen dosya
inceleme veya belge örneği alma tutanağı, dosyayı inceleyen ya da belge örneği alan ile
nezaret eden görevli tarafından imzalandıktan sonra taranarak UYAP’a aktarılır.
(7) Soruşturma evrakı soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla Cumhuriyet savcısının
belirleyeceği personel huzurunda kalemde veya ön büroda incelenir.”
Hükümleri bulunmaktadır.
Öte yandan, Kurulumuzun 18/10/2011 tarihli ve (33) No’lu “Soruşturmanın gizliliği
ve basının bilgilendirilmesi” konulu Genelgesinin sonuç bölümünde; “Soruşturmanın gizliliği
ilkesi, kişilik hakları ve masumiyet karinesi ile delillerin güvence altına alınması hususları
göz önünde bulundurularak; Soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyerek istediği
belgelerin bir örneğini alabilen şüpheli ya da müdafi, mağdur ya da şikâyetçi ile suçtan zarar
gören ve vekillerinin gizli kalması gereken hususları açıklamamaları yönünde uyarılması…”
konularında gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
B- Yargı Kararları
Konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21/11/2011 tarihli ve 2011/9206
Esas, 2011/57200 Karar sayılı Kararında; “İlgili mevzuatımız gereğince genel olarak
soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafi ya da katılan, suçtan zarar gören veya
malen sorumlu kişi vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek
kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafi veya
vekil olduğuna dair görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz etmesi gerektiği,
vekaletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyaları ile
icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği, soruşturma dosyalarının ise
incelenemeyeceği”,
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 25/10/2011 tarihli ve 2011/10088 Esas, 2011/5760 Karar
sayılı ve 25/02/2013 tarihli ve 2013/2162 Esas, 2013/3283 Karar sayılı kararlarında; “Genel
olarak soruşturma evresinin gizli olduğu, şüpheli müdafi ya da katılan, suçtan zarar gören
veya malen sorumlu kişi vekili olan avukatın soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek
kaydıyla soruşturma evrakını inceleyebileceği, ancak bunun için de avukatın müdafi veya 4/8
 
vekil olduğuna dair görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz etmesi gerektiği,
vekaletname ya da görevlendirme yazısı olmadan sadece mahkemelerdeki dava dosyaları ile
icra dairelerindeki takip dosyalarının incelenebileceği” hususu açıkça belirtilmiştir.
Öte yandan, mülga Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza
Mahkemeleri Kalem Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 45’inci maddesinin
ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan, “Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek
kaydıyla” ile “Görevlendirme belgesi veya vekaletname ibraz ederek” ibareleri ve anılan
maddenin beşinci fıkrasının hukuka aykırı olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun
153’üncü maddesindeki hükme, anılan Yönetmelikle kısıtlama getirildiği, müdafiin bilgilere
ulaşmasının zorlaştırıldığı ileri sürülerek açılan iptal davasında Danıştay 10. Dairesinin
22/05/2008 tarihli ve 2005/5971 Esas, 2008/3448 Karar sayılı ilâmında özetle; “Kural olarak
soruşturma aşamasındaki usul işlemlerinin gizli olduğu, soruşturma evresinde dosyayı
incelemek ve içerisinden örnek almak isteyen müdafi, mağdur veya şikayetçi vekilinin
soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla dosya ile ilgisini belgelemek amacıyla
görevlendirme yazısı veya vekaletname ibraz ederek soruşturma evrakının içeriği ile el
konulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceleyebileceği, dilekçeyle müracaatı halinde ise
istediği belgelerin bir örneğini harçsız olarak alabileceği” şeklinde uygulama örnekleri
bulunmaktadır.
C- Soruşturmanın Gizliliği ve Masumiyet Karinesi Açısından Değerlendirme
Soruşturma evresinin gizliliği, ceza adaletinin doğruluk, dürüstlük ve gerçeğe ulaşma
ilkelerinin gerçekleştirilmesi için bir zorunluluktur.
Gizlilik, soruşturma işlemlerinde ilgililerden başka kimsenin hazır bulunamamasını ve
soruşturma evrakının kamuya açık olmamasını ifade etmektedir.
Soruşturma evresinde yapılan işlemlerin tutanağa geçirilmesi hâlinde, dosyadan bu
tutanakların alınması ve okunması, dosyanın gizliliğiyle ilgili olup ayrı kurallara bağlanmıştır.
Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Adil yargılanma hakkı” kenar
başlıklı 6’ncı maddesinin ikinci fıkrası ile 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
38’inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar herkesin
masum sayılacağı ifade edilmiştir.
Avukatlık Kanunu’nun 46’ncı maddesindeki düzenlemenin ise doktrinde; genel
nitelikte olduğu için, soruşturma evresindeki özel düzenlemelerin saklı olduğu belirtilmiş, bu
sebeple soruşturmanın gizliliği ilkesinin, sanığın lekelenmeme hakkı gibi üstün menfaatlerini
koruması sebebiyle bunun getirdiği özel kuralların önceliği olduğu vurgulanmıştır.
Bu doğrultuda, kişilerin lekelenmeme hakkı bulunduğundan avukatların dosya
inceleme yetkisinin makul bir gerekçesinin olması gerektiği açıktır. Zira herhangi bir dayanak
olmaksızın soruşturma dosyasını inceleme talep eden tüm avukatlara verilmesi telafisi
mümkün olmayacak bir kısım zararlara yol açabilecektir.
Ayrıca, bu şekilde her avukatın sebep ve gerekçe göstermeksizin soyut bir talep ile her
istediği soruşturma dosyasını incelemesi halinde, özel hayata ilişkin bilgiler ve kişisel veriler
şüphelinin aleyhine kullanılabileceği gibi soruşturmanın amacını ve muhafaza altına alınmış
delilleri tehlikeye düşürebilecektir.
Yine, örgütlü suçlarla ilgili yapılan nitelikli soruşturma dosyalarında henüz kısıtlama
kararı alınmasının değerlendirme aşamasında olduğu durumlarda, ilgili ya da ilgisiz
avukatların dosya inceleme talepleri, anılan soruşturmayı kısa sürede ve eksiksiz bir şekilde 5/8
 
tamamlama, delilleri güvence altına alma ve dava açma görevi bulunan Cumhuriyet
savcılarının görevlerinin ifasını da aksatabilecektir. Buna bağlı olarak da, soruşturmaların
makul sürede yapılamamasına ve nihayetinde adil yargılanma hakkının ihlal edilmesine de
sebebiyet verebilecektir.
Dolayısıyla dosyayı inceleme talebinde bulunan avukatın müdafi veya vekil olduğuna
dair görevlendirme yazısı, ya da avukatların sebep ve gerekçe ile şüpheli ya da mağdur ve
şikâyetçiden hangisi için inceleme yapmaya gereksinim duyduğunu dilekçesinde açık bir
şekilde belirtmek suretiyle kısıtlama kararı alınmayan soruşturma dosyalarını incelemesi için
ilgili Cumhuriyet savcısının havalesi ve bu dilekçelerin denetime imkân sağlayacak biçimde
dosyasında ve UYAP’ta muhafaza edilmek kaydıyla avukatlar ile soruşturma dosyasındaki
taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ortaya koyulmasının bir ispat aracı olarak da şüpheli lehine
bir teminat olacağı açıktır.
D- Henüz “müdafi” ya da “vekil” sıfatı almamış avukatların müvekkilleri ile ilişki
kurabilmeleri şüpheli, mağdur veya şikâyetçinin haklarını savunabilmeleri için
soruşturma dosyasını incelemeye ihtiyaç duymaları
Avukatlar; kendilerine başvuran şüphelilerin müdafiliğini, mağdur ya da şikâyetçilerin
ise vekilliğini üstlenebilmeleri için sadece bu kişilerin anlatımları ile yetinmeyip şüpheli,
mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenden aldıkları sözlü irade veya yazılı beyan ya da
talepname ile doğrudan ilgili soruşturma dosyasını inceleme ve sonrasında yapacakları
değerlendirme neticesinde vekâletname düzenleme konusunda karar verme ihtiyacı
duyabilmektedir.
Ancak henüz bu aşamada yukarıda belirtilen mevcut yasal düzenlemeler ile yüksek
mahkeme kararlarında belirtilen “müdafi” ve “vekil” sıfatlarını henüz kazanmadıkları açıktır.
Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri
Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Soruşturma evrakının incelenmesi ve örnek
alınması” kenar başlıklı 54’üncü maddesinin ikinci ve beşinci fıkrası uyarınca şüpheli,
mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenin soruşturma evresinde dosya içeriğini
inceleyebilmesi ve istediği belgelerin bir örneğini fizikî ya da elektronik ortamda harçsız
olarak alabilmesi karşısında, avukatların kendisine müracaat eden şüpheli, mağdur, şikâyetçi
ve suçtan zarar görenden soruşturma belgelerinin bir örneğinin getirmesini istemesi mümkün
ise de hayatın olağan akışı içerisinde pratikte her zaman bu yöntem uygulanamamaktadır.
Bu durumda soruşturma dosyasının incelenebilmesi ve suret alınabilmesi, ancak
şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenden birisinin avukata müracaatı ve doğrudan
vekâletname düzenlenmesi ile mümkün olabilecektir.
Bununla beraber avukatların sebep ve gerekçe ile şüpheli ya da mağdur ve
şikâyetçiden hangisi için inceleme yapmaya gereksinim duyduğunu dilekçesinde açık bir
şekilde belirtmeleri, kısıtlama kararı alınmayan soruşturma dosyalarını incelemesi için ilgili
Cumhuriyet savcısının havalesi ve bu dilekçelerin denetime imkân sağlayacak biçimde
dosyasında ve UYAP’ta muhafaza edilmesi bir zorunluluktur.
Ayrıca, incelemenin yapıldığına dair düzenlenen dosya inceleme tutanağı, dosyayı
inceleyen ile nezaret eden görevli tarafından imzalandıktan sonra taranarak UYAP’a
aktarılmalı; soruşturma evrakı soruşturmayı geciktirmemek kaydıyla Cumhuriyet savcısının
belirleyeceği personel huzurunda kalemde veya ön büroda incelenmelidir. 6/8
 
Bu konuda diğer önemli bir husus da savcılıkça haklarında soruşturma yürütülen
şüphelilerin, kendileri, kanunî temsilcileri, vekil ya da müdafileri tarafından Ulusal Yargı Ağı
Bilişim Sistemine kayıtlı olan soruşturmalar bakımından mevcut bu soruşturmaların devamı
sırasında kalem hizmetlerinin yürütüldüğü genel soruşturma bürosuna müracaat edilerek
evrak, sayı ve safahatı ile ilgili yoğun şekilde yapılan taleplerin karşılanmasında ortaya çıkan
sorunlardır.
UYAP ekranında, haklarında soruşturma yapılan şüphelilerin açık kimlik bilgileri,
soruşturma evrakının numarası, hangi suçtan soruşturma yapıldığı veya muktezaya bağlanan
evrakın akıbeti ile ilgili bilgiler yer almaktadır.
Vekâletname veya görevlendirme belgesi olmaksızın UYAP ekranından sorgulama
yapılarak bu sonuçların yetkisiz kişilerin eline geçmesine neden oldukları iddiası ile savcılık
esas masası görevlileri hakkında soruşturma yapılabilmektedir.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde kayıtlı belirli bir soruşturmaya ilişkin bilgilerin
verilmesinin;
a) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile ilgili Yönetmelik hükümlerine göre
değerlendirilmesi gereken bir talep olarak görülüp görülemeyeceği,
b) Bilgi edinme hakkı kapsamında karşılanıp karşılanamayacağı,
c) Görevlendirme yazısı ya da vekâletname ibraz edemeyen müdafi ya da vekiller
açısından mümkün olup olmayacağı,
tereddüt edilen konu başlıklarından bazılarını oluşturmaktadır.
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun; “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4'üncü
maddesinde;
“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.
Türkiye'de ikamet eden yabancılar ile Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı tüzel
kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle ve faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve
karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, bu Kanun hükümlerinden yararlanırlar.
Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükler
saklıdır.”,
“Adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 20'nci
maddesinde;
“Açıklanması veya zamanından önce açıklanması halinde;
a) Suç işlenmesine yol açacak,
b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanuni yollarla yakalanıp
kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek,
c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek,
d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlal edecek,
Nitelikteki bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.
04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu, 18/06/1927
tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu ve diğer özel kanun hükümleri saklıdır.”,
Hükümleri bulunmaktadır.
Görüldüğü üzere, soruşturmanın devamı sırasında UYAP Sistemine kayıtlı soruşturma
evrakına ilişkin olarak numara, safahat veya başka taleplerin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı 7/8
 
Kanunu'nun 20'nci maddesinin b, c ve son bentleri uyarınca anılan Kanun kapsamında
değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
 
Buna göre, UYAP ekranında soruşturma yapılan kişilerin açık kimlikleri ile
soruşturmaların hangi suçtan ya da suçlardan yapıldığına ilişkin bilgilerin verilmesi
konusunda Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre soruşturmanın gizliliğine halel
gelmesinin önlenmesi açısından anılan Kanunun 157'nci maddesindeki hükümlere riayet
edilmesi, ayrıca Cumhuriyet savcısının soruşturma evrakı hakkında kısıtlama kararı aldığı
dosyalar bakımından bu duruma uygun hareket edilmesi, soruşturma evrakından bilgi ve
belge taleplerinin mutlak surette Ceza Muhakemesi Kanunu ile ilgili Yönetmelik hükümlerine
göre değerlendirilmesi bir zorunluluktur.
E- Sonuç
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında avukatların kendilerine müracaat eden
şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenin müdafi ya da vekilliklerini alabilmeleri ile
onlarla vekâlet ilişkisi kurabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanabilmesi bakımından;
1- Öncelikle avukatların vekâlet ilişkisinin tesisi bakımından Cumhuriyet
Başsavcılıkları ile Adli Yargı İlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri Hizmetlerinin
Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin “Soruşturma evrakının incelenmesi ve örnek alınması”
kenar başlıklı 54’üncü maddesinin ikinci ve beşinci fıkrası uyarınca şüpheli, mağdur,
şikâyetçi ve suçtan zarar görenin soruşturma evresinde dosya içeriğini inceleyebilmesi ve
istediği belgelerin bir örneğini fizikî ya da elektronik ortamda harçsız olarak alabilmesi
karşısında, avukatların şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenden soruşturma
belgelerinin bir örneğinin getirmesini istemesi suretiyle işlem yapılması,
2- Hayatın olağan akışı içerisinde pratikte her zaman bu durumun mümkün olamaması
ve avukatların şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar görenden aldıkları sözlü irade veya
yazılı beyan veya talepname (Talepname; şüpheli, mağdur, şikâyetçi ve suçtan zarar
görenlerin ya da bu kişilerden birinin tutuklu olması veya bu ve benzeri bir hal sebebiyle
avukata başvuramaması durumunda 3. dereceye kadar -dâhil- yakınlarının beyanlarını içeren
vekâlet ilişkisinin tesisinden önce avukata başvurduklarını gösteren belgedir.) ile doğrudan
ilgili soruşturma dosyasını inceleme ve sonrasında yapacakları değerlendirme neticesinde
vekâletname düzenleme konusunda karar verme ihtiyacı duymaları halinde;
a- Sebep ve gerekçe ile şüpheli ya da mağdur ve şikâyetçiden hangisi için inceleme
yapmaya gereksinim duyduğunu dilekçesinde veya talepnamesinde açık bir şekilde
belirtmeleri ve bu belgeye Cumhuriyet savcısının havalesi ile soruşturmayı geciktirmemek
kaydıyla evrakın Cumhuriyet savcısının belirleyeceği personel huzurunda kalemde veya ön
büroda incelenmesi,
b- İncelemenin yapıldığına dair düzenlenen dosya inceleme tutanağının, dosyayı
inceleyen ile nezaret eden görevli tarafından imzalandıktan sonra taranarak UYAP’a
aktarılması,
c- Bu dilekçelerin ve inceleme tutanağının denetime imkân sağlayacak biçimde
dosyasında ve UYAP’ta muhafaza edilmesi,
3- UYAP Sisteminde kayıtlı belirli bir soruşturmaya ilişkin olup, doğrudan esası
ilgilendirmeyen ve gizlilik ilkesinin ihlali ya da kişisel verilerin korunması kapsamında
değerlendirilmeyen “soruşturmanın; açıldığı tarih ve numarası ile görevli Cumhuriyet savcısı 8/8
 
ve soruşturmanın devam edip etmediği, soruşturma tamamlanmış ise bu konuya ilişkin olarak,
düzenlenen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ya da iddianamenin tarih ve sayısı ile
açılan davanın görüleceği mahkeme bilgilerinin” dilekçe ile talep hâlinde Cumhuriyet
savcısının uygun görmesi üzerine verilmesi,
gerektiği düşünülmektedir.
Bilgi edinilmesiyle keyfiyetin yargı çevrenizdeki Cumhuriyet başsavcılıkları ile
merkezdeki Cumhuriyet savcılarına bildirilmesini rica ederim.


 
İbrahim OKUR
Başkanvekili

 

Cuma, 06 Aralık 2013 06:24

TÜRK KADININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINI ELDE EDİŞİNİN 79. YILDÖNÜMÜ SEBEBİYLE; 5 ARALIK 2013 PERŞEMBE GÜNÜ SAAT: 12.30’DA AYDIN BAROSU KADIN HUKUKU KOMİSYONU OLARAK BARO BAŞKANLIK ODASINDA BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR.

 

 

TÜRK KADININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINI ELDE EDİŞİNİN

79. YILDÖNÜMÜ

BASIN AÇIKLAMASI

       5 Aralık 1934 tarihinde tüm kadınlarımıza “Seçme ve Seçilme” hakkını tanıyan Cumhuriyetimiz; dünyanın bir çok ülkesinden çok daha önce katılımcı demokrasi ile tanışmıştır. 1934 tarihli yasa sadece kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı vermemiş, demokratik ülkeler seviyesinde, çağdaş bir ülke olmanın da ilk adımını atmıştır. 18 kadının ilk kez parlamentoya girdiği 1935 seçimlerinde kadın temsil oranı %4.5'ti. Bu oran ile Türkiye Cumhuriyeti, kadınların mecliste temsil oranı ile Dünyada 2. sırada yerini almıştır.

Bu öncü role rağmen gelinen nokta; pek de iç açıcı değildir. TBMM 24. Döneminde, 78 kadın milletvekili ile bir önceki dönem %9 olan kadınların temsil oranı %14'e çıkabilmiştir. Bu tablo ile, Dünya sıralamasında liste sonlarına doğru gerilediğimizi görmekteyiz. Yani, kadınların siyasetteki yeri açısından devralınan bu önemli miras; korunamamış, olması gereken seviyeye ulaştırılamamış; siyasi partilerin seçim listelerinde, kadın adaylara etkin bir biçimde yer verilmemiştir.

Oysa; toplam nüfusunun % 49,8 ini kadınların oluşturduğu ülkemizde, kadının sorunları artmaktadır. Devlet politikalarının belirlenip uygulanmasında kadının “birey” olduğu gerçeği göz ardı edilmektedir ve kadınlar, kendilerine dair kararlarda söz sahibi olamamaktadırlar. Gerçek demokrasinin temel kriteri olan kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesi gerekirken; kadın sorunları görmezden gelinmekte, bu sorunların çözümü için kurulmuş kurumların kaldırılmasına yönelik girişimlerde bulunulmaktadır. Çünkü; kadına dair kararları, erkekler vermektedir.

KADININ İNSAN HAKLARI SAVUNUCULARI, TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ KADIN HUKUKU KOMİSYONU (TÜBAKKOM) ÜYELERİ OLARAK,

            tüm siyasi parti temsilcilerine sesleniyoruz:

        Yaklaşan Yerel ve Genel Seçimlerde Kadınlarımızın hak ettiği yerlere ulaşması yolunda haksızlıkları durdurmak sizlerin ellerinde. Ülke yönetiminde ve karar mekanizmalarında yer almak istiyoruz. İnanıyoruz ki kadın ve erkek birlikte görev aldığımızda ülkemiz daha aydınlık, daha güçlü olacaktır. Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkı kazandığı günün 79. yıldönümünde, herkesi bu doğrultuda mücadeleye ve duyarlılığa davet ediyoruz. Saygılarımızla.

 

                                                AYDIN BAROSU

KADIN HUKUKU KOMİSYONU BAŞKANI

                                                                Av. Gökçen KAYA

 

 

 

 

 

 

 

 

HÜKÜMET MEYDANI ÖNÜNDE BULUNAN ATATÜRK ANITINA AYDIN DÜNYA KADIN PLATFORMU OLARAK  SAAT: 13.00’TE ÇELENK KONULARAK  BASIN AÇIKLAMASI  YAPILMIŞTIR.

 

 

Salı, 03 Aralık 2013 08:17

AYRINTILAR İÇİN RESME TIKLAYINIZ

Salı, 03 Aralık 2013 08:09
  Ankara 02.12.2013
BARO BAŞKANLIĞI
DUYURU NO:2013/94

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun 7 – 8 Ekim 2013 tarihli toplantısında, avukatlar arasında dayanışmayı teşvik etmek, avukatların ilerleyen yaşlarında yaşam koşullarını kolaylaştırmak ve meslek kuruluşlarının maddi manevi desteğini mesleklerinin her döneminde hissetmelerini sağlamak amacıyla Munzam Emeklilik Yönergesi oy birliğiyle kabul edilmiştir.

Yararlanma şartları aşağıdaki gibidir :

  1. Altmış dokuz (69) yaşını doldurmuş olmak,
    (Birkaç yıl içinde fonun durumuna göre 64 yaşa düşürülmesi planlanmaktadır.)
  2. Barokart sahibi olmak,
  3. Başvuru sırasında baroya kayıtlı olmak,
  4. Baroya kayıtlı olarak, fiilen toplam en az yirmi yıl süreyle avukatlık faaliyetinde bulunmuş olmak,
  5. Mensup olunan baroya avukatlık keseneği borcu bulunmamak,

Avukatın barodan kaydının kendi isteğiyle veya başka bir nedenle silinmiş olması halinde; munzam emeklilik yardımından yararlanabilmesi için, yukarıda sayılan şartları taşıması kaydıyla, barodan kaydının silindiği tarih ile yeniden kaydolduğu tarih arasında geçen süre kadar baro kaydının kesintisiz bir şekilde devam etmesi gerekir. Şu kadar ki bu bekleme süresi bir yıldan az, beş yıldan fazla olamaz.

Yukarıdaki şartları taşıyan avukatlarımıza yardımın yapılabilmesi için;

  1. Talep Dilekçesinin,
  2. Sosyal Yardım Talep Formunun,
  3. Nüfus Cüzdanı Fotokopisinin,
  4. Çalışmayan avukatlar için vergi dairesinden alınacak avukatlık faaliyeti ile ilgili mükellefiyetinin bulunmadığına dair yazının,
    (Çalışma durumunda ek emeklilik yardımının % 70 ‘i alınabilecektir.)
  5. Baro kaydının bulunduğuna, baroya kayıtlı şekilde, fiilen toplam en az 20 (yirmi) yıl süreyle avukatlık faaliyetinde bulunulduğuna ve avukatlık keseneği borcu bulunmadığına dair ve baroya en son kayıt tarihini bildirir baro yazısının,

İlgili baro tarafından Türkiye Barolar Birliği ’ne gönderilmesi gerekmektedir.

Saygılarımla,

Avukat Metin FEYZİOĞLU
Türkiye Barolar Birliği
Başkanı

IP Adresiniz :54.80.185.137
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..