Salı, 22 Mart 2016 14:12

ÇOCUK İSTİSMARLARINA “YETER” DİYORUZ. AYDIN BAROSU ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU BASIN AÇIKLAMASI

ÇOCUK İSTİSMARLARINA “YETER” DİYORUZ.

AYDIN BAROSU ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU BASIN AÇIKLAMASIDIR. .

 

 

 

Son zamanlarda toplumumuzda sıkça yaşanan onlarca, yüzlerce çocuğumuzun maruz kaldığı istismar olaylarını ve bu sayının artmasını endişe ile karşılıyoruz.Toplumda yaşanan istismar olaylarının maalesef çok az bir kısmı resmi kayıtlara girmekte,çoğu olay örtbas edilmekte, çocuklar ve aileler ahlaki kaygılar nedeni ile olayı dile getirememekte,çaresiz kalmaktadırlar.Özellikle son zamanlarda çocukların eğitim gördükleri kuruluşlarda maruz kaldıkları cinsel istismarlar, anlaşılır gibi değildir.
Son olarak Karaman’da yaşanan 45 çocuğun bir öğretmen tarafından istismara uğradığı şeklindeki iddiaları,halen 10 çocuğun bu kapsamda mağdur olarak dosyada yer almasını büyük bir infial ve endişe ile karşılıyoruz.Karaman’da, Bandırma’da, Kayseri’de, Muğla’da, Elazığ’da Aydın’da,Adana’da,Zonguldak Ereğli’de, Antalya Kemer’de, Diyarbakır Bismil’de, Kastamonu, Erzurum, Mengen, Düzce Akçakoca’da,Bursa, Hatay, Afyon ,Konya, Siirt’te ve daha sayılamayacak kadar çok istismar vakası yaşanmıştır.
Bilinmelidir ki, her istismar bir çocuğun kaybı anlamına gelir.İstismarın fiziksel, cinsel,duygusal, ekonomik ve çocuk ihmali olmak üzere çeşitleri bulunmaktadır.
Bu insanlık dışı muameleler bir çocuğun geleceğini karartmakta , tedavisi ve telafisi imkansız zararlara sebebiyet vermektedir.Eylemin faili olan kişilerin her birinin ruhsal problemleri olmadığını, sağlıklı bireyler olabildikleri araştırmalar sonucu anlaşılmaktadır.Özellikle toplumda sayılan, güven duyulan çocukların teslim edildiği kişilerce bu eylemlerin daha rahat gerçekleştirildiğini görmekteyiz. Maalesef ki toplumumuzun ailesel ve kültürel bazı özellikleri çocuk istismarını kolaylaştırmakta, istismarcılar tarafından kullanılmaktadır. Ekonomik sorunların yanısıra çok çocukluluk ve tek odalı evlerde barınma zorunluluğu, ataerkil aile yapısı, düşük eğitim düzeyine sahip ebeveyn, çocuğa ve kadına uygulanan şiddetin kabul görmesi, eğitimde cinsiyet ayrımcılığı, kızların erken yaşta evlendirilmesi, fiziksel şiddeti destekleyen “Dayak cennetten çıkmadır, kızını dövmeyen dizini döver, eti senin kemiği benim” vb. gibi toplumun zihnine yerleşmiş oldukça yanlış ve hatalı sözler istismarı kolaylaştırmaktadır.
İlkokuldan başlamak üzere çocuklara tabu olarak gösterilmiş, ayıp olarak tarif edilen doğal olguların neler olduğunun öğretilmesi, nelerin doğru nelerin yanlış olduğunun anlatılması, kendilerine yönelik her türlü saldırıda ne yapmaları gerektiğinin anlatılması şarttır.Bu eğitim sisteminin en büyük eksikliğidir.Yine ilkokuldan başlamak üzere çocuklara haklarının neler olduğu tek tek anlatılmalıdır.
Kurumlar ve yetkililer ihbar yükümlülükleri gecikmeksizin yerine getirmelidirler.
Çocuğun cinsel istismarında failler büyük oranda akrabalar, öğretmenler, komşular, otorite figürleri gibi çocuğun bildiği ve güvendiği kişilerdir. İstismarcıları kesin şekilde tarif etmek istismarcı profilini tanımlamak mümkün bulunmadığından maalesef tüm çocuklarımız özellikle güvende olduğunu düşündüğümüz ortamlarda risk altındadırlar.İstismarcı profili kesinlikle belirti vermemekte, normal insan olarak aramızda yaşayabilmektedirler. Suçun ve yaşanan istismarın mağdur çocuk açısından sonuçları maalesef ki istismar olayından da ağır olabilmektedir. İstismarın çocuk üzerindeki etkileri ve cezaları dahi yetersiz kılmaktadır.
İSTİSMAR BAŞLI BAŞINA BİR İNSAN HAKKI İHLALİDİR.İlkögretimden üniversite tamamlanana kadar eğitim hakkı ,yaşam hakkı ve vücut bütünlüğünün korunması anayasal haktır .Çocukların parasız eşit şartlarda ve bilimsel eğitim alması için yeteri kadar okul yurt vs açılması devletin asli görevidir.Asli olarak devletin görevi olan eğitim hakkını almak için taşrada bulunmayan imkanlar için çocukların farklı kurumlara başvurmak zorunda olmaları, bu kurumların gereği gibi denetlenmemesi en büyük sorunlardan biridir.Çocukların özgür büyümesi ve söz söylemelerine izin verilmesi, fikirlerinin ve görüşlerinin sorulması ve önemsenmesi, başlarına istenmeyen bir durum gelmesi halinde bunu en yakın ailesine, öğretmenine bildirmesi gerektiği anlatılmalıdır.Çünkü maalesef ki bu tür olaylarda mağdur çocuklar kendileri suçluluk duygusu içine girmektedirler.
Toplum olarak, çocuklara haklarının anlatılması, bunun eğitim sistemi içinde yeralması, istismar belirtilerinin okunması ve çocuklarımın iyi gözlemlenmesi ve takip edilmesi, internet ortamında çocukları takip etmek,istismarın ne olduğunun anlatılması, haber verme ve ihbar yükümlülüğü olduğunun anlatılması,öğretilmesi, okullarda görev yapan rehberlik öğretmenlerinin konulara duyarlı olması ve en kısa zamanda gerekli ihbar ve bildirimleri yapması, aile içi istismar yaşanması halinde ise konunun gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi gerekmektedir. Aksi halde bu insanlar toplumda kendilerini belli etmeksizin var olmaya devam edeceklerdir.
Son zamanlarda trajik bir hal ve sayıya ulaşan bu istismar olaylarında, kurumların, toplumun ve özellikle ailelerin sessizliği, konuların örtbas edilme çabalarını şaşkınla izlemekte ve karşılamaktayız.Bu çaba başka istismar olaylarının da açık davetidir.Bizler istismarcıların cezasız kalmaması için istismarı haykırmaya dillendirmeye, anlatmaya teşvik ediyoruz.
Biz Aydın Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak İlkokullardan başlamak üzere Çocuklara Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, Havana Kuralları, Riyad Kuralları, Pekin Kuralları, Cenevre Beyannamesi kapsamında Türkiye’nin taraf olduğu ve imza koyduğu tüm sözleşmeler kapsamında Çocuk Haklarının anlatılması ve tanımlanması için İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği içinde çalışmalar yapılması gerektiğini, eğitimin eksik kalan bu ayağının Baromuz tarafımızdan doldurulması amacıyla eğitim çalışmaları yapmaya hazır olduğumuzu, üzerimize düşenleri seve seve yerine getireceğimizi ifade ediyoruz.
ÇOCUKLAR GELECEĞİMİZDİR.ÇÜNKÜ BİLİYORUZ Kİ ÇOCUKLAR DONMAMIŞ BETONA BENZER, ÜZERLERİNE NE DÜŞERSE İZ BIRAKIR.Bu nedenle tüm kurumları da üzerlerine düşen ne varsa yerine getirmeye davet ediyor, faillerin en ağır cezalar ile cezalandırılmaları için olayların takipçisi olacağımızı, çocuklarımızın yitip gitmesine asla izin vermeyeceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz.
AYDIN BAROSU ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU

 

 

Okunma 3576 defa Son Düzenlenme Salı, 22 Mart 2016 14:29

IP Adresiniz :54.145.120.69
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..