Salı, 05 Nisan 2016 14:19

5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ NEDENİYLE BARO BAŞKANIMIZCA ATATÜRK ANITINA ÇELENK KONULMUŞTUR. MESLEKTAŞLARIMIZIN KATILIMI İLE DÜZENLENEN TÖRENDE SAYGI DURUŞU VE İSTİKLAL MARŞIMIZIN OKUNMASININ ARDINDAN BARO BAŞKANIMIZCA BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR.

 
5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ NEDENİYLE BARO BAŞKANIMIZCA ATATÜRK ANITINA ÇELENK KONULMUŞTUR. MESLEKTAŞLARIMIZIN KATILIMI İLE DÜZENLENEN TÖRENDE SAYGI DURUŞU VE İSTİKLAL MARŞIMIZIN OKUNMASININ ARDINDAN BARO BAŞKANIMIZCA BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR.
 
 
 
 
 


AYDIN BAROSU 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

Yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı temsil eden biz avukatlar, ne yazık ki bir 5 Nisan Avukatlar Gününü daha, dağ gibi yığılmış sorunlarımız ve ülke olarak yaşamakta olduğumuz büyük acılarla karşılıyoruz. Ancak savaşlarda görülebilecek sayıda yurttaşımızı ve şehitlerimizi toprağa verdiğimiz bir yılın sonunda, yargıya güvenin en alt seviyeye indiği bir ortamda, üstelik bir Baro Başkanımızın katledilip, katilinin hala bulunmadığı bir gündeyiz.. Katledilen Diyarbakır Barosu Başkanımız Sayın Tahir Elçi’nin, terör saldırılarında yitirdiğimiz yurttaşlarımızın ve aziz şehitlerimizin hatıraları önünde saygıyla eğiliyor, kendilerini bir kez daha rahmetle anıyoruz..Aydın Barosu olarak, her zaman olduğu gibi bugün bir kez daha terörü ve destek olan herkesi lanetliyor, terörle yaşamak istemediğimizi, buna alışmayacağımızı ve birlik beraberliğimizin önüne geçmesine asla izin vermeyeceğimizi yineliyoruz.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereğince bağımsız olması gereken yargı ve dolayısı ile hukukla kendisini en az bağlı saymaya ve subjektif tasarruflarda bulunmaya en fazla meyilli olan gücün yürütme olduğu bir gerçektir. Ancak, hiçbir dönemde yürütmenin yargı kararlarını ve hukuku bu denli yok saymaya çalıştığı ve üstelik bunu açıkça dile getirdiği görülmüş değildir. Bu davranışlar bağımsız yargıya darbe üzerine darbe vurmakta, hukukun üstünlüğüne inanan herkesi gün geçtikçe daha fazla kaygılandırmaktadır.

Yalnızca müvekkillerinin değil, halkın ve hakkın savunucusu olan, hukuk ve insan hakları ihlallerine cesaretle karşı koymakla yükümlü ve görevli olan bizler, bağımsız yargı konusundaki endişelerimizi dile getirmenin de en önemli sorumluluğumuz olduğunun altını bir kez daha çizerek belirtmek isteriz.

İnsanlık tarihini inceleyenler, hukukun egemen olmadığı, hukukçuların etkisiz hale getirilip bağımlı kılındığı toplumlarda, ne tür akla hayale sığmaz haksızlık ve vahşetlerin sergilendiğini dehşet içinde göreceklerdir. Yönetenlerin tarih boyunca olduğu gibi, kendilerine ayak bağı olarak gördükleri hukuku etkisizleştirmeye, hukukçuları kendilerince hizaya getirme çabalarına karşı Aydın Barosu olarak susmadık, susmayacağız. Hukukun üstünlüğüne giden mücadelede dimdik yürümeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ederken, hukuku yok saymaya kalkanlara, dün bunu yapmaya kalkanların akıbetlerini görmeleri için bugünkü hallerine bakmalarını tavsiye ediyoruz.

Hukuku yok etmeye yönelmiş her girişimde avukatların ve baroların çıkardığı gür ve kararlı ses, maalesef baroları olağan hedef haline getirmiştir. Barolara, avukatlara yönelik saldırı ve yalanlarla bezenmiş algı operasyonları asla tesadüf değildir. Gerek fiili, gerekse trajikomik soruşturmalarla, özellikle Baro Başkanlarına ve avukatlara yönelen, gittikçe dozunu arttıran bu saldırılar bizi asla yolumuzdan çeviremeyeceği gibi, bunların her biri hukuk ve insanlık tarihine kara birer leke olarak düşecektir. 
Yargı giderek siyasetin operasyon alanlarından biri ve intikam aracı haline gelirken, halkımızın “iyi ki sizler varsınız, siz susmayın” iltifat ve hitabına mazhar olan biz avukatlar sorumluluğumuzun daha da arttığını çok iyi biliyoruz. Halkımız müsterih olsun. Susma hakkı sadece sanığa aittir, avukatlara değil; bizler görevimizin başındayız, susmadık ve asla susmayacağız.
Türk yargısına güvenin en aşağı düzeye düşürüldüğü bu dönemde bir kez daha sesleniyoruz; “Yargının tüm mensupları olarak elele verelim. Yargıya layık olduğu itibarı kazandırana kadar hep birlikte mücadele edelim. Bu sadece bizim, sadece baroların değil, Türk Halkına karşı, insanlığa karşı hepimizin, hakimlerimizin ve savcılarımızın da boynunun borcudur.” 
Avukat, hakkaniyeti ortaya koyan, dünya yansa “yaşasın adalet” diye haykırabilen, hür ve onurlu kişidir. Kimi kendini bilmezler mesleğimize ve meslektaşlarıma dil uzatmaya cüret etse de “cahildir, bilmezdir” deyip güler geçer, bilip de yapanlarla yargı önünde hesaplaşırız. Lakin, kim adalete el uzatır, kendi menfaatine kullanmaya çalışır, işte orada yıkılmaz bir kale olur, dimdik karşısında dururuz. Unutmayın ki “Devleti meşru kılan adalet, adaleti meşru kılan ise savunmadır”. Bağımsız savunmanın kutsallığı ise hiç şüphesiz tartışmasızdır.
Biz avukatlar, ettiğimiz yemine sadakatten bir an olsun ayrılmayız. Yemine sadakatin ne anlama geldiğini biliriz. Biz avukatlar mahkeme kararlarına beğenmesek dahi uyarız. Bizler kadın erkek ayırmaz, kadınlardan öğreneceğimiz çok şeyin olduğunu da biliriz. Bizler için, istismara uğramış çocuklarımız söz konusu olduğunda 1 en büyük rakamdır. Bizler için sanık tecavüze uğramış kadın değil tecavüzcü, konu ise nerede olduğu, ne giydiği değil, tecavüzcünün neden bu iğrenç eylemi yaptığıdır. Bizler tecavüze uğramış çocuklarımızın hukukunu korumak için varız; tecavüze uğradıkları vakıfların değil. Biz avukatlar, gazetecilerin özgürce haber yapabilmelerini savunuruz; mahkeme kararına rağmen tutuklanmalarını değil. Ve biz avukatlar bir kez daha uyarıyoruz: Cübbelerimize dokunan, meslektaşlarımıza dokunan ellerin sahipleri, kendilerine sahip bulamayacakları, Türk Milleti adına bağımsız bir şekilde karar verecek olan mahkemelerin önünde tir tir titreyerek bu hukuksuz davranışlarının hesabını tek tek vereceklerdir. 
Başta Aydın Barosu’na mensup meslektaşlarım olmak üzere tüm avukatlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyor ve hatırlatıyorum: Zalimin zulmü, avukatın bilgeliğine yenilmeye mahkumdur. 
Saygılarımla…
AYDIN BARO BAŞKANLIĞI
Okunma 3335 defa Son Düzenlenme Salı, 05 Nisan 2016 14:29

IP Adresiniz :54.156.47.142
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..