Çarşamba, 05 Nisan 2017 11:48

5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ NEDENİYLE BARO BAŞKANIMIZCA ATATÜRK ANITINA ÇELENK KONULMUŞTUR. MESLEKTAŞLARIMIZIN KATILIMI İLE DÜZENLENEN TÖRENDE SAYGI DURUŞU VE İSTİKLAL MARŞIMIZIN OKUNMASININ ARDINDAN BARO BAŞKANIMIZCA BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR.

5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ NEDENİYLE BARO BAŞKANIMIZCA ATATÜRK ANITINA ÇELENK KONULMUŞTUR. MESLEKTAŞLARIMIZIN KATILIMI İLE DÜZENLENEN TÖRENDE SAYGI DURUŞU VE İSTİKLAL MARŞIMIZIN OKUNMASININ ARDINDAN BARO BAŞKANIMIZCA BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR.

AYDIN BAROSU 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

Sevgili meslektaşlarım, basınımızın değerli mensupları; 
Biz avukatların özel günü olan 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle düzenlediğimiz törene hoş geldiniz. Kutlamadan ziyade, mesleğin artan sorunlarını sıralayarak, çözüm taleplerimizi dile getirir olduğumuz 5 Nisan’lardan birine daha ulaşmış bulunuyoruz. Belirtmek isterim ki, meslektaşlarımıza hizmet etmek, bu hizmetleri en kısa sürede ve en yüksek kalitede vermek elbette ki önceliğimizdir. Bunu gerçekleştirmek için, göreve geldiğimizden bu yana hiç durmadan çalıştığımızı, yorulmadan çalışmaya devam edeceğimizi ifade etmek isterim. Bu hizmetleri en güzel şekilde sunabilmek, öncelikle bizleri mutlu etmektedir. 
Dün Aydın Merkez Adliyesi’nde bulunan Avukat Bekleme Odalarına bir yenisini eklemenin, yine zemin katta bulunan odalardan birisini tamamen yenileyerek hizmete açmanın gurur ve mutluluğunu yaşadık. Son odanın yenileme çalışmaları da önümüzdeki pazartesiye kadar bitirilip, meslektaşlarımızın hizmetine sunulacaktır. 
Ancak; istersek altın varaklarla süslediğimiz baro odalarımız olsun, eğer halkımıza güvenebilecekleri, emin oldukları bir yargı sistemi içerisinde hukuk hizmeti veremiyorsak, bunların hiç birisinin anlamı olmayacaktır. Avukatlık mesleği ve savunma görevi, ancak hukuk devletlerinde, demokrasinin oturmuş, hukukun üstün, yargının bağımsız olduğu devletlerde layıkıyla yerine getirilebilir. Eğer bu koşullar yoksa, hiç kimsenin hukuk güvenliği de yok demektir. Böyle bir sistemde elbette avukatın da bir rolü olamayacaktır. 
Avukatlar yalnızca müvekkillerinin haklarını savunan kişiler değildir. Halkın ve Hakkın savunucusu olan biz avukatlar, tarih boyunca olduğu gibi bugün de, hukuk ve insan hakları ihlallerine karşı koymakla yükümlü ve görevliyiz. Bu çerçevede yargının bağımsızlığı, hukuk devleti ve demokrasi adına endişelerimizi dile getirmek de en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Anayasamızda köklü değişiklikler öngören, ülkenin yönetim biçimini değiştirecek bir Anayasa değişikliğinin Meclis’ten geçerek referandum sürecine sokulduğu süreç başladığından bu yana da, işte bu sorumluluğumuzu yerine getiriyor ve halkımızı Anayasa konusunda bilgilendiriyoruz. 
Hukuki metinleri en doğru şekilde okuyabilecek olanlar elbette ki hukukçulardır. Savunmayı temsil eden avukatların meslek kuruluşu olan Barolar olarak, bu metni okuyup değerlendirdikten sonra, hukuki bilgi ve tecrübelerimizi ortaya koyarak değişikliği halkımıza anlatmak bizlerin en temel görevidir. Demokrasiyi en basit olarak ‘’ azınlığın haklarının korunduğu ‘’ rejim olarak tanımlamak mümkündür. Son zamanlarda dile getirildiği üzere çoğunluğun haklı olduğu ve çoğunluğun isteklerinin yerine getirildiği sistem demokrasi olarak tanımlanamaz. Hal böyleyken çok sesliliğin , müzakere etmenin, denetimin , aleniyetin ortadan kalkacağı, tek bir kişinin kendisinin tayin edeceği ve dilediği zaman görevden alacağı bakan ve başkan yardımcıları ile birlikte kapalı kapılar ardında alacağı kararlar ile yönetilmenin adı demokrasi olmasa gerektir. 
Avukatlık mesleğinin varlığı hukukun varlığına bağlıdır. Osmanlı hukuk sisteminde gerçek anlamda Avukatlık müessesinin olmadığı ortadadır. Bugün Osmanlıcılığı yücelten, buna karşılık Cumhuriyeti sürekli bir engel olarak gören zihniyetin Avukatlık mesleğini de yok sayması, engel olarak görmesi kaçınılmazdır. Sınırsız yetkilerle donatılmış bir kişinin mesleğe kabul şartları da dahil olmak üzere, avukatlık mesleğine yapabileceği müdahaleler, daha bugünden dillendirilmektedir. Cumhuriyete, ilkelerine ve hukuka sahip çıkmak, tam olarak mesleğimize sahip çıkmak anlamına gelecektir. Mustafa Kemal Atatürk’ ün dediği gibi: Mevcudiyetimizin ve geleceğimizin temeli Cumhuriyettir. Ve Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. 
Partili, hatta parti genel başkanı bir Cumhurbaşkanının atayacağı hakim ve savcılarla tamamen bağımlı ve taraflı bir yargı, hatta partili bir yargı oluşması kaçınılmazdır. Bu her anlamda hukuk devletinin sonu demektir. Hukukun üstün olmadığı bir devlet yönetimi altında ise hiçbir yurttaşın, hiçbir anlamda güvenliği olamaz. Kuvvetler ayrılığı ve bağımsız yargı asla vazgeçemeyeceğimiz prensiplerdir. Türkiye’nin en saygın hukuk kurumlarından biri olan Aydın Barosu olarak bu kavramlara ve kazanımlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. 
Sevgili Meslektaşlarım, insanlık tarihi asla geriye doğru gitmemiştir gitmeyecektir. İnsanlık tarihi kimsenin engel olamayacağı bir dinamik içerisinde, daha mutlu, hukukun ve adaletin hakim olacağı geleceğe doğru yol almaktadır. Bizleri de bekleyen gelecek budur. Daha mutlu, huzurlu bir gelecek için biz Avukatlara düşen görev her zaman olduğu gibi bugün de büyüktür. Sizinle birlikte bu mesleği icra etmenin onuru ve mutluluğunu kelimelerle anlatmam mümkün değildir. Güzel ve aydınlık günlerde birlikte olmak dileği ve ümidiyle sizlerin ve tüm meslektaşlarımın Avukatlar gününü kutluyor, hukuk güvenliklerinin teminatı olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ederek yurttaşlarımıza “Bu ülkede avukatlar var” diyorum.

Okunma 1605 defa