Cuma, 05 Nisan 2019 11:09

5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ NEDENİYLE KUŞADASI, SÖKE, NAZİLLİ VE DİDİM BARO TEMSİLCİLİKLERİMİZDE ATATÜRK ANITLARINA ÇELENK KONULMUŞTUR.

5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ NEDENİYLE KUŞADASI, SÖKE, NAZİLLİ VE DİDİM BARO TEMSİLCİLİKLERİMİZDE ATATÜRK ANITLARINA ÇELENK KONULMUŞTUR. MESLEKTAŞLARIMIZIN KATILIMI İLE DÜZENLENEN TÖRENLERDE SAYGI DURUŞU VE İSTİKLAL MARŞIMIZIN OKUNMASININ ARDINDAN KUŞADASI, SÖKE, NAZİLLİ VE DİDİM BARO TEMSİLCİLERİMİZ TARAFINDAN BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR.

 

AYDIN BAROSU 5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

                Öncelikle, 5 Nisan’a beş gün kala aldığımız acı haberiyle hepimizi üzüntüye boğan Uşak Barosu Bakanımız Av. Kazım Kargı üstadımızı saygı ve rahmetle anıyor, ailesi başta olmak üzere tüm sevenlerine ve camiamıza tekrar başsağlığı diliyorum. Ölüm hiç şüphesiz bütün canlılar için kaçınılmazdır. Herkesin, güzel bir yaşamdan sonra eceliyle dünyadan ayrılması hepimizin ortak dileğidir. Ama; yine bir Baro Başkanımızı rahmetle anmak zorunda bırakıldığımız, yaşlanarak değil, vurularak öldürüldüğü ve cinayetin henüz aydınlatılmadığı bir yılı daha geride bırakmış bulunuyoruz. Kimden geldiği hala belli olmayan bir mermiyle, basın açıklaması yaparken katledilen Diyarbakır Barosu Başkanımız Av. Tahir Elçi’yi de rahmetle anarken, artık failinin hem ortaya hem de yargı önüne çıkarılması için bir kez daha çağrıda bulunuyoruz.

                24 Ocak 2019… 18, 19, 20 Mart 2019. Bu tarihler Türk Yargısının ve Savunmanın tarihine kapkara harflerle yazılacaktır. 24 Ocak Dünya Tehlike Altında Bulunan Avukatlar Günü’dür ve ne yazık ki bu yıl bir kez daha Türkiye’ye, Türk avukatlarına ithaf edilmiştir. 18, 19, 20 Mart tarihlerinde, Silivri Cezaevi içerisine kurulmuş bulunan Mahkeme Salonu’nda yapılan duruşma benzeri organizasyonlarda, avukatlar üzerinden savunma makamı yargılanmıştır. Ceza yargılamasına dair tek bir kanun maddesinin bile uygulanmadığı, evrensel hukuk ilkelerinin topyekün ayaklar altına alındığı; silahların eşitsiz, masumiyet karinesinin hükümsüz olduğu salonda adil yargılanma hakkı yok sayılmış, hukuksuz tutuklandığı sürecin sonunda, savunma makamı bu kez de yargısız mahkum edilmiş, avukatların istenmediği, bu nedenle mahkeme salonu diyemeyeceğimiz binada, hüküm de kendisi gibi boş salona okunmuştur. İşte, böyle başlayan 2019 yılının 5 Nisan’ına ulaşmış bulunuyoruz. Başta Aydın Barosu’na mensup meslektaşlarım olmak üzere tüm avukatlarımızın 5 Nisan Avukatlar Günü’nü kutluyor, ülkemizin kurucusu büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, vatanımız için can veren tüm Mehmetçiklerimizi, Emniyet mensuplarımızı, adalet uğrunda can vermiş tüm yargı şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş meslektaşlarımızı minnetle, rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

                Avukatlara ve mesleğimize yönelik saldırıların giderek artması asla tesadüf değildir. Özellikle müvekkilleri ile özdeşleştirilerek, avukatların üzerinden avukatlık mesleği ve savunma makamı kolayca ve hukuksuzca yargılanmaya çalışılırken, avukatlara saldıranların ise büyük ve engin bir hoşgörü ile adeta şımartıldığını görüyoruz. Her birini takip ediyor, not alıyor, kaydediyoruz. Cübbelerimizin kumaşı değildir dokunulmaz olan; hak arama özgürlüğünün kutsiyeti ve cübbenin temsil ettiği değerlerdir. Üstün yaratılmış insanlar değiliz biz; insanlığın üstün değerlerinin savunucusuyuz. Bir kez daha yineliyorum. Bin kez daha yinelerim: Cübbelerimize dokunan, meslektaşlarımıza dokunan ellerin sahipleri, kendilerine sahip bulamayacakları, Türk Milleti adına bağımsız bir şekilde karar verecek olan mahkemelerin önünde tir tir titreyerek bu hukuksuz davranışlarının hesabını tek tek verecekleri günü mutlaka yaşayacaklardır. O günü imkansız zannedip, hukuksuz bir şımarıklıkla savunmaya saldıranlar emin olsunlar ki; kendi kendine doğmazsa, o günü de bilgimiz, emeğimiz, mücadelemiz, ödediğimiz ve ödeyeceğimiz bedellerle biz yaratırız. Tarih boyunca yaptık, bir kez daha hatta bin kez daha yaparız

                Bizim varlığımız hukuk güvenliğinin, bizim bağımsızlığımız bağımsız yargının ön değil, öz koşuludur. Biz avukatız. Biz yargının “olsa da olur”u değil, “olmazsa olmazı”yız. Biz avukatız. İnsanlarımızın masumiyet karinesinin, yurttaşlarımızın lekelenmeme hakkının, bütün haklarının savunması bizden sorulur. Tarih boyunca olduğu gibi, bugün de böyledir, yarın da böyle olacaktır. Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile kalitesinin ve güvenilirliğinin, bu konudaki endişelerin altını çizmek, halkın ve hakkın savunucusu olan, hukuk ve insan hakları ihlallerine cesaretle karşı koymakla yükümlü ve görevli olan bizlerin en önemli sorumluluğudur. Susmak, mesleğimizin doğasına aykırı olduğu kadar, hukuksuzluğa ortak olmaktır aynı zamanda. Susamayız biz. Zalimin kolbaşı değil, mazlumun yoldaşıyız çünkü biz. Hukuk yoksa, varlığımızın da hiçbir anlamı yoktur çünkü bizim. Anatole France “Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğabilir." der. İşte, dünyanın her yerinde, hakikatin bulunarak adalete ulaşılabilmesi için, adalete ulaşabilen mutlu bir toplum için varız biz.     Hukuk yoksa adalet, hukuk yoksa yargı, hukuk yoksa hayat yalnızca içi boş sözcüklerden ibarettir. Adalet yoktur hukuk yoksa. Biz yoksak adalet yoktur. Hukuksuzluk mutsuzluk, hukuksuzluk umutsuzluk, hukuksuzluk yoksulluktur.

                İnsanlık tarihi, hukukun ayaklar altına alındığı, hukukçuların etkisiz hale getirilip bağımlı kılındığı toplumlarda haksızlık ve vahşetlerin nasıl boy verdiğinin örnekleriyle doludur. Yargı bağımsızlığı sıralamasında 140 ülke arasında 111., hukukun üstünlüğü endeksinde 126 ülke arasında 109. Sıraya gerilememizi ülkemize yakıştıramıyoruz. Böyle bir sıralamada yer almaktan utanıyor, kabullenmiyoruz. Hukukun ve hukukçuların etkisizleştirilmesi çabalarına karşı Aydın Barosu olarak hiç bir zaman susmadık, şimdi böyle bir tablo karşısında elbette susmayacağız. Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve bağımsız yargı mücadelesini yılmadan sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ederken, hukuku yok saymaya kalkanlara, dün bunu yapmaya kalkanların akıbetlerini görmeleri için, bugünkü perişan hallerine bakmalarını tekrar tavsiye ediyor ve herkese sesleniyoruz: Gelin, özellikle Yargının tüm mensupları olarak elele verelim. Yargıya layık olduğu itibarı kazandırana kadar hep birlikte mücadele edelim. Türk Milleti’nin layık olduğu, dünyanın gıpta ettiği yargıyı hep birlikte yaratalım. Düştüğü yerden bir daha düşürmemek üzere ayağa kaldıralım. Bu sadece bizim, sadece baroların değil, Türk Halkına karşı hakimlerimizin, savcılarımızın, siyasetçilerimizin, devlet insanlarımızın, hepimizin boynunun borcudur. Gelin borcumuzu ödeyelim. Sayısı yüzü geçmiş hukuk fakültelerinin yetersiz çoğunluğunu kapatalım, açık kalanlarda öğrenim kalitesini en üst seviyeye, giriş puanlarını en yükseğe çekelim. Avukatlık sınavını derhal getirelim. Yargının üç ayağında da sadece liyakate önem vererek, yargı hizmeti kalitemizi zirveye taşıyalım. Defalarca sunduğumuz önerilerimizi hayata geçirerek, avukatlık mesleğinin sorunlarını derhal ve acilen çözelim. Kamu avukatlarının, genç avukatların, stajyer avukatlarımızın dertlerini bu çerçevede hemen ortadan kaldıralım. Fakir vatandaşlarımızın haklarını araması için verdiğimiz adli yardım hizmetinde görev alan meslektaşlarımın neredeyse iki yıl sonra alabildikleri ücretlerini toptan ödeyip, yeni görevlerin ücretlerinin derhal ödeneceği bir sistemi hemen kuralım. CMK ücretlerini artık en azından asgari ücret seviyesine yükseltip, angarya olmaktan çıkaralım. Pırlantadan %1 olarak alınan KDV’yi avukatlık gibi hayati bir hizmette de hiç olmazsa %18’den % 5’e düşürelim. Pırlanta kadar değer verilmediğimizin farkındayız. Ama, pırlanta gibi süs olmadığımızı, halk için ekmek gibi, su gibi ihtiyaç olan adaletin savaşçıları olan meslektaşlarımın pırlantadan değerli olduğunu artık bilin. Gelin, artık Aydın’ımızı şu küçücük Adliye’den kurtaralım, yeni Adliye Sarayımızı yapalım. Biz arsamızı aldık, çalışmalara başladık. Bu dönemde Baro Binamızın temelini atmayı planlıyoruz. Aydınımıza da hizmet verecek Baro Hizmet Binamızı açarken yaşayacağımız sevinç kursağımızda kalmasın; büyük ve yeterli yeni Adliye Sarayımızla sevincimizi büyütelim, paylaşalım. Gelin, vatandaşlarımızı kendilerini hak kaybına uğratan arzuhalcilerden, haklarını gasp eden hasar şirketi adı altında örgütlenmiş yapının umut taciri simsarlarından kurtaralım.

                Bizler kadın erkek ayırmayız. Savunma görevini erkek ve kadın avukatlar olarak birlikte yapmaktan onur duyar ve bunu zaten gayet normal buluruz. “Siz avukatı mısınız?” sorusunun gerçek muhataplarıyız biz. Evet, biz avukatıyız. Şiddete uğrayan kadınların, istismar edilen çocukların, engellenen engelli yurttaşların avukatıyız biz. Ranta kurban gitmiş işçilerin, göçük altında unutulmuş madencilerin, ürünü zarar görmüş çitçilerin, hukuksuz tutuklanan öğrencilerin, haber yapmakla suçlanan gazetecilerin avukatıyız biz. Gerektiğinde avukatın da avukatıyız biz. Örgütlü bir gücümüz, cübbemize saygımız, yeminimize sadakatimiz var bizim. Demokrasiye inancımız, hukuka bağlılığımız, Cumhuriyet’e aşkımız ve bu halka bir borcumuz var bizim. Ödeyeceğiz. Bedeli neyse ödeyecek, bu ülkenin çocukları güvenle büyüsün, insanımız sevgiyle yaşasın, adaletimiz dünyaya örnek olsun diye çalışacağız. Emin olun başaracağız. İnanın başaracağız. Mutlaka başaracağız.

Saygılarımızla…

AYDIN BARO BAŞKANLIĞI

Okunma 1898 defa Son Düzenlenme Cuma, 05 Nisan 2019 11:31

Resim Galerisi

{gallery}1716{/gallery}
IP Adresiniz :3.81.28.94
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..