Salı, 07 May 2019 08:42

Baromuz Kadın Hakları Komisyonumuz ve Çocuk Hakları Komisyonumuz son zamanlarda artan kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve istismar olaylarına karşı STK’larla ile birlikte cübbeli olarak Aydın Adliyesi önünde ortak basın açıklaması yapmışlardır.

Baromuz Kadın Hakları Komisyonumuz ve Çocuk Hakları Komisyonumuz son zamanlarda artan kadına ve çocuğa yönelik şiddet ve istismar olaylarına karşı STK’larla ile birlikte cübbeli olarak Aydın Adliyesi önünde ortak basın açıklaması yapmışlardır.

BASINA VE KAMUOYUNA
Hepimizin basından takip ettiği üzere son günlerde birbiri ardına yüreğimizi yakan olaylara tanık olmaktayız. Asıl vahim olan toplumda üstü kapatılan, kamuoyuna yansımayan, veya tespit edilemeyen olayların yaşandığını bilmemiz ve sayısal verilerin aslında bize bildirilenden çok daha fazla olmasıdır. 
Genel anlamda her toplum düzeyinde farklı şiddet türleriyle büyük acılar yaşayan çocuk ve kadınlara üzülerek şahit oluyoruz.
Dünyadaki genel eğilim nedeniyle çocuk ve kadınlar okulda, sokakta bakım kurumlarında giderek artan oranda şiddete, taciz ve istismara maruz kalmaktadır. 
Şiddet, eşit olmayan güç ilişkisinden kaynaklanan toplumsal bir sorundur. Sert hukuk kurallarının bu olayların önüne geçmekte yetersiz kaldığını; Anayasa’da, Medeni Kanunda, Türk Ceza kanununda, 6284 sayılı yasada düzenlemeler mevcut olmasına rağmen yasal düzenlemelerin, suçu önlemediğini görmekteyiz. Devletin artık giderek artan şiddet istismar olayları karşısında Anayasa’ nın 41. Md. De düzenlenen ödevlerini, yani kadınların ve çocukların korunmasını sağlamaya yönelik suçu önleyici tedbirler almak için projeler üretmesi gerektiğini; eğitim, özgürlük demokrasi, insan hakları, sosyal adalet, tolerans, dayanışma ilkelerine dayalı öğrenme çevreleri, siyaset modellerini oluşturmak için çalışmaları biran önce başlatması gerektiğini hususlarında gerekli uyarıyı bir kez daha yapıyoruz. Türkiye’de cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların %37 si çocuk istismarı, 10 yılda kadın cinayetlerinde %440 artış yaşanmıştır. 2018 yılında 440 kadın öldürüldüğü 2019 Ocak ayından bu yana 137 kadının erkekler tarafından öldürüldüğüne şahit olduk.
Yapılan araştırmalar, şiddet eylemlerinde sosyal kültürel farklılıkların önemli bir rol oynamadığını ve kişilerin hangi kültürel katmanda olursa olsun bu tip davranışlara eğilimli olduklarını ortaya koymuştur.
Yüksek eğitim gruplarında da önemli oranlarda şiddet yaşanmakta olduğunu, bu durumda devletin sağladığı eğitimin yetersiz kaldığını görmekteyiz. Kadınlar ve çocuklar en korunduğu yer olan aile içinde yaygın şekilde şiddete maruz kalmaktadır.
Çocuklar her gün internet, karikatür, çizgi romanlar, basın, televizyon sinema video oyunları ve internetteki ölçüsüz şiddet ile karşı karşıya bırakılmakta, cinsel sömürü özellikle internette olmak üzere medyanın çoğunda yaygın haldedir.
Yargının kadına karşı şiddette caydırıcı bir tutum sergilemekten kaçınması ve siyasi iktidarı kullananların söylemlerindeki ataerkil, kadını hor gören üslup kullanması derinleşen bir problem haline dönüşmüştür.


Tüm bunlar göz önüne alındığında ;
--Kişilerin toplumsal cinsiyet eğitimini erken yaşta almaları ve içselleştirmeleri, devletin bu konuyla ilgili yasal ve idari önlemleri alması gerekmektedir.
--Duygusal yönden destek veren, değerler öğreten aileyi, çocuğunu en iyi şekilde yetiştirebilmesi için projeler üretilmeli destek sağlanmalıdır.
--Demokratik kurumları güçlendirmek, yoksulluğu ve okur yazar olmamayı ortadan kaldırmak ve ulus içinde eşitsizlikleri azaltmak için politikalar ivedi şekilde üretilmelidir. Ekonomik ve sosyal eşitlik sağlanmalıdır. 
--Kadınlar ve özellikle kız çocuklar için eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır.
--Çocuklar ve kadınların ihtiyaçları üzerine odaklanan gelişme stratejileri geliştirilmelidir.
--Basın ve yayın organlarının çocuğun üstün yararını esas alan yayın çizgisi izlemesinin sağlanması için denetimler arttırılmalıdır. 
Çocukları yetiştirmekten sorumlu olanlar haklarını zarar vermekten yana kullanıyor, devlet korumakla ödevli olduğu kadın ve çocuklara karşı ödevlerini yerine getiremiyor, koruyamıyorsa, tüm yaşanan bu vahim olaylara rağmen halen etkin bir çalışma gerçekleştirmek için adımları atmıyorsa, daha vahim olayların gün ve gün artan oranlarda yaşanacağı ve vicdanların daha da çok sızlayacağı kuvvetle muhtemeldir.
Ancak bizler yaşanan bu olaylar karşısında Avukatlık Kanunun bize yüklediği ödevleri ve bu kapsamdaki yükümlülüklerimizi asla unutmayacağımızı açıkça bildiriyoruz. Ve artık daha fazla şiddet ve istismar vakıalarının yaşanmaması ve bu olayların önlenmesi için bir an önce gerekli çalışmaların yapılması konusunda uyarılarımızı yineliyoruz. Aydın Barosu olarak bundan önceki olayların takipçisi olduğumuz gibi bundan sonra sadece yaşanan olayların değil sorumluların Anayasal ödevlerini yerine getirmelerini sağlamak, için her türlü çalışma ve sürecin yakın takipçisi olacağımızı da saygıyla sunarız.

Okunma 193 defa

IP Adresiniz :107.23.129.77
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..