Cuma, 10 Nisan 2020 11:12

BASINA VE KAMUOYUNA

KAMUOYUNA

                Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun adı altında getirilen Kanun Teklifi, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmeye başlanmıştır. Esasen yine sistemsizlikten ve mevzuat kaosundan başka hiçbir işe yaramayan torba yasa yöntemiyle gelen bu teklif, upuzun adına rağmen, aslında kısaca bir özel af yasası teklifidir.

                Öncelikle bu af teklifinin hangi gerekçe ile getirildiği net olarak ortaya konulmamıştır. Oysa, her kanunun bir gerekçesi olmak zorundadır. Bu teklif cezaevlerini boşaltmak için mi, cezaevlerinde tutulan kişileri virüs salgınından korumak için mi, yoksa seçim öncesinde verilen siyasi bir vaadin tutulması için midir? Yapılacak bir yasanın öncelikle hangi ihtiyaçtan doğduğu ve hangi amaca hizmet edeceği ortaya konulmalı, her yönüyle tartışıldıktan sonra da Meclis iradesine sunulmalıdır. Görülmektedir ki, yıllardır dillerden düşürülmeyen bu af yasası şimdi apar topar TBMM gündemine getirilmiştir.

                Amaç içeride yeterli ve gerekli önlemlerin alınamayacağı düşüncesi ile cezaevlerini boşaltmak mıdır? Neden suçluluğu ispat edilmemiş olup, tedbiren cezaevlerinde bulunan tutuklular yerine suçluluğu ispatlanmış ve mahkumiyet kararları kesinleşmiş olanlara öncelik tanınmaktadır? Öncelikle bunun açıklanması gerekmektedir. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle bir kısım tutukluların cezaevlerinde tutulmaya devam edileceği ama toplumu ve mağdurlarını derinden yaralayan bazı suçlara karışan hükümlülerin affedilip tahliyelerinin sağlanacağı bu düzenleme Anayasa’ya da, toplumun vicdanına da aykırıdır. Eşitlikten uzak ve Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilerek kapsamının genişlemesi, geçmiş örneklere bakıldığında kuvvetle muhtemel olan bu yasanın Genel Kurul’a getirildiği haliyle kabul edilmesi çok büyük toplumsal yaralar açabilecektir.

                Yine bu düzenleme ile, örneğin; 6 yıl hapis cezasına mahkum olmuş bir çok kişinin serbest bırakılması öngörülürken, aynı suçlardan dolayı henüz yargılamaları devam eden bir çok kişi tutuklu olarak cezaevlerinde kalmaya devam edecektir. Hatta, gazeteciler, avukatlar, muhalif tavır içeren eleştirel paylaşımlar yapan bir çok insan cezaevlerinde tutulmaya devam edilirken, bir kadının yüzüne kezzap atan, silahla bir insanı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralayan kişiler maalesef ki elini kolunu sallaya dışarı çıkacaktır. Komisyonda yapılan değişikliklerle eklenen geçici maddelerle cinsel dokunulmazlığa karşı ve kadına yönelik şiddet içeren bazı suçlar bakımından da tahliye yolu açılmış olup, bu eklemelerin genel kurulda çoğaltılarak daha da vahim bir yasayla karşılaşma endişesi taşımaktayız.

                Düşünce ve ifade özgürlüğünü yok sayan uygulamalarla cezaevlerine atılmış bulunan kişiler hakkında hiçbir iyileştirme getirmeyen, buna karşılık; hırsızlık, yağma, yaralama, tehdit gibi suçları işleyenlere özgürlük yolunu açan bu düzenlemenin elle tutulacak bir tarafı bulunmamaktadır.

                Toplumun bir kesiminin beklenti içine sokulmuş olması ve sonrasında birdenbire meydana çıkan pandemi göz önüne alınarak; ortak hukuk aklı kullanılarak doğru, adil , eşitlik ilkesine uygun ve basit bir ceza infaz sistemi düzenlemesi yapılmak üzere, İnfaz Düzenlemesi gibi isimlerle üstü örtülmeye çalışılsa da, örtüsü çoktan kaldırılmış, apaçık özel af yasası olduğu anlaşılan bu karmaşık yasalar torbasının bir an önce Meclis’ten geri çekilmesi çağrısında bulunuyoruz.

                AYDIN BARO BAŞKANLIĞI

Okunma 2410 defa Son Düzenlenme Cuma, 10 Nisan 2020 12:33

IP Adresiniz :3.238.62.144
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..