Cuma, 08 May 2020 14:53

BASINA VE KAMUOYUNA

Dünyayı ve ülkemizi kasıp kavuran salgının yol açtığı olağanüstü ortamda, eski bir taslağın gündeme getirilerek; Yasamızı değiştirmek suretiyle baroların seçim sistemi üzerinden savunma makamına müdahale etme çabasını kaygıyla izlemekteyiz. Belirtmek isteriz ki, kaygımız kendimiz değil, haklarını savunmak için mücadele ettiğimiz yurttaşlarımız, her bir yurttaşımızın haklarının güvencesi olan hukuk devleti ve demokrasi adınadır. İnsan soyunun en temel hak ve özgürlükleri adınadır.

Kamuoyunun gündemine getirilen Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı, bizim bildiğimiz bir tek baro ile dahi görüşülmüş değildir. İstediğimi yaparım, kime kızarsam onu hedef alırım zihniyetiyle hareket edilerek ortaya atılan taslak, yıllardır Demokles’in kılıcı gibi havada döndürülüp bekletilen, her fırsatta, baroların hukuk ve demokrasi adına seslerini yükselttiği en kritik zamanlarda ısıtılıp yeniden gündeme getirilen aynı taslaktır. Avukatlık mesleği Ortaçağ’ını yüzyıllar önce yaşamış, o çağın ceremesini insanlar en acı şekillerde çekmişlerdir. Yirmi birinci yüzyılda böyle bir gündemle ilgileniyor olmak, ne yazık ki ülkemizin tüm uluslararası endekslerde yer aldığı, hukuk devleti, demokrasi ve yargı bağımsızlığı noktasındaki son sıralara uygun, ancak çağlar boyunca ileriye doğru giden insanlığın gelişimine,Cumhuriyet değerlerine ve Anayasa'ya apaçık aykırıdır.

Koşullar nasıl olursa olsun, insan haklarını koruyup kollamak, yurttaşların huzur ve güven içinde yaşayabilecekleri bir hukuk devleti için mücadele etmek baroların en temel görevleridir. Bu görevi yerine getirirken hiçbir güce boyun eğmemek, savunma mesleğinin doğasında bulunan varlık sebebidir. Hukuksuzluklara itiraz etmek Baroların ve temsil ettikleri avukatların olmazsa olmazı, yönetenlerin dahi savunma hakkı ile hukuk güvenliklerinin ön koşuludur. Baroları terbiye etmek gibi sığ ve kör bir zihniyetle girişilen her çaba, sadece, dünya tarihine siyah harflerle yazılı ibret belgelerine çağdışı eklemeler olarak geçecek, suyun akışı ve insanlığın ileriye doğru gidişi biraz daha gecikecektir. Oysa su her zaman olduğu gibi akmaya devam edecek ve yatağını bulacaktır.

Antidemokratik ve hukuksuz her uygulama, Türk Milletini ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini zor duruma düşürmekte, ulu önder Atatürk’ün önümüze koyduğu muasır medeniyetler seviyesinden uzaklaştırarak Cumhuriyete ve kurumlarına zarar vermekten başka bir işe yaramamaktadır.

Baroların seçim esaslarını değiştirerek, doğası bağımsız olan savunmayı bağımlı hale getirip, tüm yargı bileşenlerini kuvvetler birliğine bağlamak, halkın nefes almasına engel olmaktır. Barolar güçlünün, iktidarın değil, halkın ve hakkın sesidir. Sessiz kalmayı ya da iktidar sahiplerinin sesi olmayı reddediyoruz. Tarihimizin ve cübbelerimizin bize yüklediği onurlu duruşumuzu sonuna kadar koruyacağımızı bir kez daha bildiriyor, halkımızın huzura, güvenliğe, aşa, ekmeğe ve   ekmek gibi, su gibi aziz olan adalete ihtiyacı varken, savunma makamı üzerinden yargıyı ve hukuk devletini katletmekten başka bir işe yaramayacak, kaostan başka bir şeye yol açmayacak, Fetö’nün projesi olduğunu TBB Başkanının da yıllar önce ortaya koyduğu bu düzenlemeyi derhal kamuoyunun gündeminden, zihinlerden ve tartışanların önünden geri çekmeye, avukatların gerçek ve güncel sorunları için bir an önce çözüm üretmeye davet ediyoruz.

Kamuoyuna ve meslektaşlarımıza saygılarımızla.

AYDIN BAROSU

Okunma 1209 defa

IP Adresiniz :35.172.233.2
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..