Hata
  • JUser: :_load: 42 kimlikli kullanıcı yüklenemiyor.
Salı, 01 Eylül 2020 12:36

ADLİ YIL AÇILIŞINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMAMIZDIR

ADLİ YIL AÇILIŞINA İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMAMIZDIR

BASINA VE KAMUOYUNA

2020-2021 Adli Yılını, pandemi koşullarında, tamamen anti demokratik bir süreç işletilerek kamuoyunun gündemine getirilip, 80 Baronun tamamının itirazına ve demokratik yöntemlerle karşı duruşuna rağmen,  Çoklu/ Paralel Baroların önünü açacak, bağımsız savunmaya darbe niteliğindeki Avukatlık Kanunu değişikliğinin yasalaştığı bir süreçte karşılıyoruz. 

Meslektaşlarımız salgının neden olduğu etkiler nedeniyle uzun süredir ekonomik sorunlar ile boğuşmakta,  avukatların mesleki güvenceleri  her geçen gün erozyona uğratılıp, meslek alanlarımız daraltılmakta, avukatlara yönelik baskı, tehdit ve fiili saldırılar hiç olmadığı kadar artmış bulunmaktadır. Hiçbir gerçek sorunumuza  çözüm getirmeyenler, konu baroları bölmek ve avukatlara saldırmak olduğunda, ne yazık ki son derece hızlı bir şekilde çalışmaktadırlar.

Barolarımız, Avukatın müvekkiline ve her türlü otoriteye karşı bağımsızlığının ve özerkliğinin koruyucusu, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerinin, adil yargılanma hakkının, hak arama özgürlüğünün teminatı ve savunucusu, Anayasamız uyarınca da Kamu kurumu niteliğinde ve Yargının kurucu unsuru olan bir Cumhuriyet kurumudur.

Yargı kurumlarının tekliği ve bölünmezliği,  yargı bağımsızlığı, savunma bağımsızlığı ve nihayetinde Demokratik Hukuk Devleti ilkeleri bakımından Anayasa’ya aykırılığı tartışmasız olan Baroların parçalanıp, bölünerek etkisizleştirilmesine, paralel baroların ve hatta siyasi parti barolarının kurulmasına yol açacak bu düzenlemeler ile TBB Seçim usulleri bakımından temsilde adalet söylemleri ile başlayıp,  en adaletsiz hali ile düzenlenen delege sayısına  ilişkin  değişiklikler başta olmak üzere tüm değişikliklerin Anayasa Mahkemesi tarafından İptal edilmesi gerektiği yönündeki görüş ve taleplerimizi yineliyoruz.

Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı ilkeleri gereği , yargı mensuplarının tarafsız ve bağımsız olmalarının yanında, toplum nezdinde tarafsız ve bağımsız olduklarına ilişkin inancın sarsılmasına yol açacak davranışlardan kaçınmaları da zorunlu ve gereklidir. Yargının tarafsız ve bağımsızlığı ilkeleri gereğince  Adli Yıl açılış törenlerinin yürütme ya da yasamanın mekânında değil, görev yerimiz olan yargı mekanlarında yani Adliyelerde düzenlenmesini umarken, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Yürütme erkinin en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığına ait külliyede yapıldığına şahit olduk. Bu durumu yargı tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile kamu vicdanında adalete duyulan güveni zedelemesi açısından üzüntüyle ve kaygıyla karşılıyoruz.

Her  yıl ifade ettiğimiz üzere, maalesef  yargımız hala ve hatta daha da artan ağır sorunlarla karşı karşıyadır.  Yargı yükü, uzun süren yargılamalar, adalete erişim hakkının kısıtlanması, yargıya erişimin pahalılığı gibi kronikleşen ve Covid -19 Pandemisi nedeniyle daha da ağırlaşan bu sorunların baroların görüşleri de alınarak bir an önce çözülmesi bu yıl da öncelikli talebimizdir.

Yargının her türlü baskı ve etkiden uzak, tam bir tarafsızlık ve bağımsızlık içinde yargılama faaliyetinde bulunmasının koşullarının oluşturulması gerekmektedir.  Beklentimiz, halkın sosyal medya üzerinden adalet arayışına girmek zorunda hissetmemesi, yargı makamları nezdinde adalet arayışını sürdürmesidir. Bunun için yargının hukuka uygun ve adil yargılama ilkelerine bağlı olarak yargılama faaliyetini  gerçekleştirmesi , nihayetinde vereceği kararlarla adalete güveni bir an önce sağlaması zorunludur.

Her fırsatta ifade ettiğimiz üzere avukatlara ve örgütlü gücü olan barolara yönelik baskı, saldırı ve her türlü sindirme girişimi esasen halka, halkın adil yargılanma hakkına ve demokratik hukuk devletine yöneliktir. Tüm bunların yanında meslektaşlarımıza yönelen kolluk şiddeti de en son baro başkanlarına yönelik hukuksuz ve ölçüsüz müdahaleler ile akıl almaz boyutlara ulaşmıştır.

Avukatlara  gerek mesleğin icrası nedeniyle, gerekse de mesleki faaliyetleri nedeniyle yönelen baskı ve tehdit ile sözlü ve fiziki saldırılar maalesef inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Mesleğin icrası nedeniyle “Avukatlara yönelik saldırılarda saldırganların çoğunlukla tutuksuz yargılanmaları, yargılama neticesinde de hak ettikleri şekilde cezalandırılmamaları, avukatı uyuşmazlığın tarafı gören hastalıklı zihniyet yeni saldırılara adeta davetiye çıkarmaktadır. Meslek alanımız, sürekli kapsamı genişletilen zorunlu arabuluculuk uygulamaları, uzlaştırma, noterlere devredilen işlerle iyice daraltılmıştır. HMK değişikliği  ile avukatsız duruşma yapılmasının önü açılarak, yüz yüzelik ve doğrudan doğruyalık ilkeleri zedelenmiş, avukat adeta yargılama faaliyetlerinden uzaklaştırılmıştır.  Sayısı yüzlerle ifade edilen ve neredeyse her ilde birden fazla bulunan hukuk fakültelerinden her yıl yirmi bine yakın genç, mezun olarak mesleğe adım atmakta, mesleki, sosyal ve ekonomik sorunlarla boğuşmakta, gelecek kaygısını en üst boyutta yaşamaktadır.

Hasar takip şirketi adı altında örgütlenen çeteler ve arzuhalciler eliyle her gün hak kaybına uğratılan vatandaşlarımız artık kurtarılmalı ve mevzuatın da emrettiği üzere hukuk işleri avukatlara bırakılmalıdır. Avukatlar ne yargının ne de bu vatanın üvey evlatları değildir; artık avukatlara saldırmaktan ve hedef göstermekten derhal vazgeçilmelidir.

Başta ulu önderimiz Atatürk olmak üzere, gölgesinde güven içerisinde görevimizi yapabildiğimiz, vatanımızın her köşesindeki gönderlerde dalgalanan ay yıldızlı al bayrağımıza kanlarıyla rengini veren tüm şehit ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anarken; şehitlerimizin son örtüsü ve egemenliğimizin sembolü olan kutsal bayrağımızın, Anayasamız ile güvence altına alınmış bulunan tüm insan haklarının da teminatı olduğunu hatırlatıyoruz.  Hiç kimse milletimizi birbirine karşı, hele haklarının savunucusu olan avukatlara karşı yalanlarla ve manipülatif söylemlerle kışkırtma hakkına sahip değildir. Bu ülkenin baroları her zaman ve her koşulda; her türlü teröre, terör örgütlerinin devletimize sızdırılmasına,  darbelere ve antidemokratik her uygulamaya karşı en yüksek perdeden tepkilerini göstermişler ve göstermeye de devam edeceklerdir. Bazıları tarafından alkışlandığı zamanlarda dahi teröre karşı kale gibi duran Barolarımızın bu uğurda en büyük bedelleri ödediklerini hatırlatmak isteriz. Bu vesileyle herkesi, ayırıcı, ayrıştırıcı, bölücü dilden uzak durmaya, birleştirici bir hukuk dilinde buluşmaya davet ediyoruz.

Barolar Cumhuriyetin, demokrasinin, hukuk devletinin, laikliğin ve hak arama özgürlüğünün savunucuları, adli yargılanma hakkının, demokratik Hukuk Devletinin de teminatıdır. Bu bağlamda hukuk mücadelemizi sürdürme kararlığımızı kamuoyuyla paylaşıyor, hak ve adalet arayışı yolunda fedakarca çalışan, demokrasi ve hukuk devletinden yana avukat, hakim, savcı meslektaşlarımız ile adliye ve avukatlık bürosu çalışanlarımız başta olmak üzere tüm yurttaşlarımızın yeni adli yılını kutluyoruz.

AYDIN BARO BAŞKANLIĞI

Okunma 441 defa

IP Adresiniz :18.215.33.158
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..