Aydın Barosu
Pazartesi, 10 Aralık 2018 16:45

İnsan Hakları Komisyonumuz tarafından 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü olması nedeniyle Baro Başkanlık Odası’nda basın açıklaması yapılmıştır.

10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ
AYDIN BAROSU İNSAN HAKLARI KOMİSYONU
BASIN AÇIKLAMASI
TARİH:10.12.2018
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun, 10 Aralık 1948 tarihinde, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni kabul etmesi, insan haklarının uluslararası düzeyde korunmasına yönelik önemli ilk adım olması nedeniyle, 10 Aralık tarihi bütün dünyada “İnsan Hakları Günü” olarak kutlanmaktadır. Evrensel bildirgenin ilanından sonraki dönemde, tüm dünyada, hak ihlallerinin önlenmesine yönelik uluslararası mekanizmalar işletilmeye başlanmıştır.

Bugün Dünya üzerinde 7 milyarı aşkın insan nüfusu yaşamaktadır. Bunun bir kısmı savaş coğrafyalarında yaşam mücadelesi verirken, bir kısmı sömürge ülkelerinde açlık ve sefalet içerisinde ölümü beklemektedir. Ne yazık ki, günümüz dünyasında büyük bir çoğunluk doktor, ilaç, barınma ve temel eğitim gibi olanaklardan hala yoksun durumdadır. Dünya nüfusunun neredeyse dörtte biri en temel hijyen koşullarından bile mahrumken, yaklaşık bir milyar insan da temiz sudan mahrum yaşamaktadır.

Her ne kadar bir takım insan hakları çığırtkanları yüzünü sadece gelişmiş ülkelere dönmüşse de bu tablo yeryüzünün gerçek resmidir. İnsan haklarının bilinen ama yüz çevrilen asıl halidir.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 1. maddesinde bulunan “Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar” ifadesine karşın, bugün birilerinin gökyüzünde seyahat etmesi için diğerleri çıplak ayakla yürümek zorunda kalmakta, birileri daha uzun ve refah içinde yaşasın diye diğerleri yaş otuz beş demeden hayata veda etmekte, birileri daha fazla harcamak (israf etmek) için biriktirirken diğerleri karnını doyurmak için çöplük kenarlarında hayat sürmektedir.

Dünyanın en zengin %1’lik dilimi, oluşan küresel servetin %82’sine sahipken, gözümüzü gerçeklere kapatarak, insanların haklar bakımından eşit doğduğunu söylemek maalesef mümkün değildir. Gelir adaletsizliğindeki bu uçurum, yalnızca sonuçlarıyla değil; bizatihi varlığıyla da tüm insanların eşit haklara sahip olmadığının kanıtıdır.
Sermayenin gücü ve şirketlerin siyaset üzerindeki etkisi sayesinde getirilen düzenlemelerle, ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü başta olmak üzere pek çok özgürlüğe yapılan müdahalelerle, sermaye sahibi olmayanların yalnızca sermayenin büyümesine ömrünü vakfettiği bir düzen kurulmuştur.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin tarafı olan ülkemizde ise yapılmak istenen tüm çalışmalara rağmen bireysel hak ve özgürlüklerin gerçek anlamda hâkim kılınamadığı malumun ilanıdır. Yaşam hakkı, ifade özgürlüğü, adil yargılanma, savunma, sağlıklı çevrede yaşama, eğitim, barınma gibi en temel hakların ihlal edildiği; hemen her gün kadın cinayetlerinin yaşandığı, yine çocukların cinsel istismar aracı haline geldiği bir kimliğe bürünmüştür. Bu ihlallerin bir sorumlusu olarak devletin doğrudan yerel ve uluslararası mahkemelerde yargılandığı pek çok olay yanında, üstü örtülen nice adli vaka da tarih sayfalarındaki sıcaklığını korumaktadır.

Her ne kadar halen taraf olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile korunan haklarımızın, bireysel başvuru yoluyla denetimini yapan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının etkisiz olduğu yönünde kamuoyunda talihsiz bir algı oluşmuşsa da biz tüm sıfatlarımızdan sıyrılarak en başta birer hukukçu olarak bu yanılgıyı düzeltmek istiyoruz. Ülkemiz 1987 yılında bireysel başvuru hakkını, 1990 yılında da Mahkeme’nin zorunlu yargı yetkisini tanımış ve AİHM kararıyla ilgili yeniden yargılama hakkı veren iç hukuk düzenlemeleri yaparak, mahkeme kararlarının ülkemizde etkinliğini sağlamıştır. Tüm bunlar göz önüne alındığında AİHM kararının tanınmaması şeklinde oluşan düşünce en başta bizim taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere ve iç hukukumuza aykırıdır.

Tarafı olduğumuz A.İ.H.S nden aldığı yetki ile kurulan AİHM de 01/01/2018 tarihi itibarıyla, ülkemiz aleyhine yapılmış ve bekleyen derdest başvuru sayısının 7518 olduğu ve başvuru konusu ihlallerin de çoğunluğu sırasıyla;
• Adil Yargılanma Hakkı
• Özgürlük Ve Güvenlik Hakkı, 
• Mülkiyet Hakkı
• Yargılamanın Uzunluğu
• İnsanlık Dışı Ve Kötü Muamele Yasağı
• İfade Özgürlüğü 
ile ilgili olduğu saptanmıştır.

Türkiye’de son dönemlerde yaptığı haber için, verdiği ders için, barış istediği için, avukatlık yaptığı için ,attığı tweet için bazen de sırf haksızlığa ses çıkarmak istediği için tutuklanan insanlara, derdini anlatmak, hakkını aramak üzere toplanma özgürlüğünü kullanmak isteyen insanlara genç yaşlı demeden biber gazı sıkmak, ters kelepçe başta olmak üzere yapılan tüm ağır müdahalelere, tutukluluk karşısında yapılan itirazlara, kes yapıştır gerekçelerle verilen ret kararlarına, etkisiz üst mahkemelere, soruşturması yıllarca süren iddianamesi bir türlü hazırlanamayan dosyalara, zamanaşımı gerekçesi ile tarihin tozlu sayfalarında yer alan davalara, iş kazası adı altında gerçekleşen cinayetlere, güçlü ve özgür kadına tahammülü olmayan bir anlayışa, maden ocaklarında, tren kazalarında, yanan kız öğrenci yurtlarında ve daha nicesinde verilen onlarca kayba karşılık alınan ilk ve tek önlem olan yayın yasağına, sorumluluk üstlenmesi gereken isimlerin, kişi güvenliği hakkının ihlali karşısında yaptığı tek işlem olan ‘’acımız büyük’’ açıklamasına baktığımızda, ne yazık ki ülkemiz aleyhine yapılan başvurulara ilişkin söz konusu verilere şaşıramıyoruz. 
Aydın Barosu olarak bizler; bağımsız hukukun, insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğunun bilincindeyiz. Bu düşünceyle; yaşama özgürlüğünü doğrudan tehdit eden hak ve hukuk ihlallerinin karşısında yılmaz bir nefer olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin tarafı olarak, yaşanılan ihlallerin doğrudan ya da dolaylı mahiyette sanığı değil; bilakis karşısında duran, ihlallerle mücadele eden bir anlayış üzerine kurulu olduğunun da altını özellikle çiziyoruz.

Zira insan haklarını bireyler kadar devletlerin de korumakla mükellef olduğu herkesin malumudur. Bununla birlikte, insanca yaşama onurunun sadece gelişmiş ülke vatandaşları için geçerli olmadığını, onlarla birlikte yaşamın var olduğu, nefes alınıp verilen her yerde, herkes için eşit şekilde geçerli olduğunu savunuyoruz.
Şunu da özellikle vurgulamamız gerekir ki, kentimiz genelinde birbiri ardına kurulan jeotermal elektrik santrallerinin öz olarak yerli ve yenilenebilir enerji kaynağı olmasına rağmen, uygulamada denetim yetersizliği, ilgililerin vurdumduymazlığı nedeniyle çevreyi kirleten, doğal kaynakları tahrip eden, insan sağlığını hiçe sayan enerji türüne dönüştürüldüğünü görmekteyiz. Jeotermal santral sahiplerinin temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağını sırf daha fazla para kazanma hırsıyla hoyratça kullanmaları sonucunda önceden portakal çiçeği kokan kentimizin artık ne yazık ki çürük yumurta koktuğunu kabul etmekteyiz. Çünkü bu gibi projelerde insan sağlığının ve ekosistemin olumsuz değişimlerinin neredeyse hiç göz önünde bulundurulmadığı malumdur. Bilindiği üzere Anayasamızın 56. Maddesi uyarınca “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir”. Anayasal bir hak olan ve en temel insan haklarından olan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının ihlal edilmemesi adına KIZILCAKÖY’de kurulması planlanan JES’e karşı yöre halkının sergilediği haklı tepki ve mücadelenin de yanındayız ve takipçisiyiz.

Avukatlık Kanunu’nun 95. maddesine göre: “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ ve İNSAN HAKLARINI SAVUNMAK, KORUMAK ve KAVRAMLARA İŞLERLİK KAZANDIRMAK,” baroların asli görevlerindendir. İnsan haklarının, temel hak ve özgürlüklerin biricik güvencesi, demokratik, laik, sosyal hukuk devletidir. Hukuk devletinin de belirleyici özelliği, kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığıdır. Aydın Barosu olarak, hukukun üstünlüğünü, demokratik, laik, sosyal hukuk devletini, yargı bağımsızlığını “SAVUNMAYA” devam edeceğiz.

Yine 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76.maddesi uyarınca ‘Barolar; …….hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, ……….amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır.’

Anlaşılacağı üzere; insan haklarının korunması amacıyla gerekli girişimlerde bulunmak, hak ihlallerinin önlenmesi için hükümetlerin ve yasama organlarının gerekli yasal düzenlemeleri yapmasını talep etmek ve insan hakkı ihlali ile karşılaşıldığı durumlarda gerekli yasal müdahalelerde bulunmak, tüm baroların olduğu gibi Aydın Barosu’nun da kanundan kaynaklanan görevlerindedir.

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun vermiş olduğu yasal yetki doğrultusunda, Türkiye’nin en köklü ve kurumsal barolarından birisi olan Aydın Barosu olarak bizler de gerek şehrimizde gerekse de ülkemizde insan hakları ihlallerinin önüne geçmek ve insan haklarının daha yüksek standartlara ulaşabilmesi için sorumluluğumuzun bilincinde olup üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye devam etmekteyiz.

Açıklanan yasal görevimiz doğrultusunda insan hakları konusunda, özellikle en temel insan haklarından birisi olan adil yargılanma hakkının korunabilmesi için bu hakkın en temel unsuru savunma hakkının yerine getirilmesinde Aydın Barosu olarak büyük bir gayret göstermekteyiz.

Aydın Barosu İnsan Hakları Komisyonu adına herkesin temel hak ve özgürlüklere saygı duyduğu, ayrımcılığın olmadığı, kimsenin ötekileştirilmediği, çağdaş, hukukun üstünlüğüne inanan, düşünce ve ifade özgürlüğünün yaşandığı, insan hakları ihlallerinin hiçbir şekilde yaşanmadığı, birlik, beraberlik, kardeşlik içerisinde, insana insan olduğu için değer veren bir dünya özlemiyle 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü kutluyor, hepinize saygılarımızı sunuyoruz.

’’HAKLAR HEPİMİZE AİTTİR, İHLALLERİN OLMAMASI ARZUMUZ VE MÜCADELEMİZDİR.’’

 
Cuma, 07 Aralık 2018 13:39

ÇEVRE KOMİSYONUMUZ TARAFINDAN BARO BAŞKANLIK ODASINDA KIZILCAKÖY’DE YAŞANAN GELİŞMELERLE İLGİLİ GENEL BİR DEĞERLENDİRME AMAÇLI BASIN AÇIKLAMASI YAPILMIŞTIR.

Çarşamba, 05 Aralık 2018 18:32
Engelli Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Sezgin Çetin
Engelli Hakları Komisyonu Başkanı

Av. Elif Çağla Kotan 

Engelli Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Av. Berna Peker
Engelli Hakları Komisyonu Sekreteri Av. Hilal Korkmaz 
Çarşamba, 05 Aralık 2018 18:21

Baro Çevre Komisyonumuz, Baro Genel Sekreterimiz Av. Rabia Altuntaş Çiftçi’nin koordinatörlüğünde ilk toplantısını gerçekleştirmiştir. Komisyon Başkanlığına Av. İsmail Türkbay, Başkan Yardımcılığına Av. Akın Yakan, Komisyon Sekreterliğine Av. Aylin Demir Zeycan oy birliği ile seçilmiştir. Toplantıda alınan karar üzerine Çevre Komisyonu İnsan Hakları Komisyon üyeleri ve Yönetim Kurulu Üyelerimizle birlikte ilimiz Kızılcaköy’de jeotermalin zararlarına karşı köylerinde Jeotermal santral kurulmasını istemeyen köy halkına destek ziyareti gerçekleştirilmiştir.

Çarşamba, 05 Aralık 2018 09:07

Baro Saymanımız, Kadın Hakları Komisyonu Koordinatörümüz Av. H. İrem Bozkurt 5 Aralık Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 84. Yıldönümü nedeniyle 17.30’da AydınPost Radyo'da Canlı Yayınlanacak Olan Programa Katılacaktır. Programı 100.5 Radyo Aydın Post, Periscope:@aydinpost, Facebook: facebook.com/Aydinpost, İnstigram:aydinpost, Twitter: @aydinpost adreslerinden ve Baromuz Facebook adresi facebook.aydinbarosu.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz. Meslektaşlarımıza duyurulur.

Çarşamba, 05 Aralık 2018 07:45

Kadın Hakları Komisyonumuz tarafından 5 Aralık Türk Kadınına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 84. yıldönümü nedeniyle Baro Başkanlık Odası’nda basın açıklaması yapılmıştır.

5 ARALIK “TÜRK KADININA SEÇME SEÇİLME HAKKININ VERİLMESİ” ;

KADIN HAKLARI GÜNÜ NEDENİYLE

BASIN AÇIKLAMASI

BUNDAN TAM 84 YIL ÖNCE; 5 ARALIK 1934’ DE ANAYASAMIZDA VE SEÇİM KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERLE TÜRK KADINLARI MİLLETVEKİLİ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA KAVUŞMUŞLARDIR.

CUMHURİYETİN İLANI İLE BİRLİKTE KADINLARIMIZ ÇOK ÖNEMLİ SİYASİ, HUKUKİ VE SOSYAL HAKLAR ELDE ETMİŞLER, EĞİTİMDE, SOSYAL HAYATTA VE ÇALIŞMA HAYATINDA YER ALMAYA BAŞLAMIŞLAR,

ÖNCE BELEDİYE VE MUHTARLIK SEÇİMLERİNE KATILAN KADINLAR, MECLİSE GİRMİŞLERDİR.

KADINLARIMIZIN KATILDIĞI İLK GENEL SEÇİM OLAN 8 ŞUBAT 1935 YILINDA YAPILAN TBMM 5. DÖNEM SEÇİMLERİNDE, 17 KADIN MİLLETVEKİLİ TBMM’NE GİRMİŞTİR.

CUMHURİYET TARİHİNDE KADIN VE ERKEĞİN EŞİT YURTTAŞ MÜCADELESİNDE GELİNEN NOKTADA ÖNEMLİ BİR YOK KAT EDİLMİŞSE DE BUGÜN NÜFUSUMUZUN YARISI KADINLARDAN OLUŞMASINA RAĞMEN KADINLARIMIZIN FİİLİ OLARAK “EŞİT YURTTAŞ” OLAMADIKLARI AÇIKTIR. FIRSAT EŞİTLİĞİNİN SAĞLANAMAMASI, KADIN İSTİHDAMIN ARTTIRILMAMASI, SİYASİ KARAR ALMA MEKANİZMALARININ İÇİNDE KADININ YETERİNCE YER ALAMAMASI, KADININ İNSAN HAKLARININ İHLALİNE DEVAM ETMESİNE NEDEN OLMAKTADIR.

KADININ HER ŞEYDEN ÖNCE ÖZGÜR BİREY OLDUĞUNUN KABUL EDİLMEMESİ KADININ İNSAN HAKLARININ İHLALİNİN ÖNLENMESİNİN ÖNÜNDEKİ EN ÖNEMLİ ENGELDİR. BU NEDENLE BİREYLERİN VE TOPLUMUN ZİHNİYET DÖNÜŞÜMÜNÜ SAĞLAYACAK BİLİMSEL ÇALIŞMALARIN VE HUKUKİ DEĞİŞİKLİKLERİN YAPILMASI ZORUNLUDUR.

KADIN – ERKEK EŞİTLİĞİNİ SAĞLAYACAK, KIZ ÇOCUKLARININ KESİNTİSİZ EĞİTİM YAPMASINA OLANAK SAĞLAYACAK, KADIN İSTİHDAMINI ARTIRACAK BİR DİZİ YASANIN ÇIKARTILMASI, YİNE ERKEN YAŞTA EVLENMELERİN, KADININ ŞİDDET, TACİZ GÖRMESİNE ENGEL OLACAK EĞİTİMLERİN VERİLMESİ VE YASALARIN BUNA GÖRE DÜZENLENMESİ GEREKLİDİR. BU YASALARIN ÇIKARTILMASINDA MECLİSTEKİ KADIN MİLLETVEKİLLLERİNİN KATKISININ ÇOK DAHA ETKİN OLMASI GEREKMEKTEDİR. ŞÜPHESİZ Kİ BU DEĞİŞİKLİKLER PARTİLER ÜSTÜ BİR ANLAYIŞLA ÇÖZÜME KAVUŞTURULMALIDIR.

ÇAĞDAŞ MEDENİYET SEVİYESİNE ULAŞMAK İÇİN KADINI VE ERKEĞİ EŞİT YURTTAŞ YARATMANIN GEREKLİ OLDUĞUNA İNANAN TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ KURAN İRADE VE BU İRADENİN ÖNDERİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE İLKELERİ SAYESİNDE KADINLARIMIZ ÖZELLİKLE SEÇME VE SEÇİLME HAKKI YÖNÜNDEN BİRÇOK GELİŞMİŞ ÜLKEDE YAŞAYAN HEMCİNSLERİNE ORANLA DAHA ÖNDEDİR.

KADININ İNSAN HAKLARININ ÖNÜNDEKİ ENGELLERİN KALKMASI, YASAL DEĞİŞİKLİKLERİN YAPILMASI, KADIN – ERKEK EŞİTLİĞİNİ SAĞLAYACAK TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN SAĞLANMASI İÇİN TÜBAKKOM VE BAROLAR OLARAK DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE ÇALIŞMALARIMIZA VE MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ.

KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR.

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ KADIN HUKUKU KOMİSYONU

Salı, 04 Aralık 2018 13:33

T.C. ADALET BAKANLIĞI DENETİMLİ SERBESTLİK MÜDÜRLÜĞÜ’NDE “KADIN HAKLARI” KONULU EĞİTİM ÇALIŞMASINA AYDIN BAROSU KADIN HAKLARI KOMİSYONU ÜYELERİMİZ AV. ZELİHA DOKUZLU VE AV. HÜMA SEZER KATILMIŞTIR.

Pazartesi, 03 Aralık 2018 11:25

Meslektaşlarımız Av. İskender Kalem,Av. Sevil Yıldırım,Av. Ezgi Sıtran Güneş,Av. Erkut Bora,Av. Ahmet Mithat Çelik,Av. Esma Nur Sağlam,Av. Dilara Algül Ve Av. Rafet Gün  düzenlenen törende yemin edip avukatlık ruhsatnamelerini alarak aramıza katıldılar. Yemin eden meslektaşlarımıza aramıza hoşgeldiniz diyor, meslek hayatlarında başarılar diliyoruz.

Pazartesi, 03 Aralık 2018 11:22

Engelli Hakları Komisyonumuz tarafından 3 Aralık Uluslararası Engelliler Günü nedeniyle Baro Başkanlık Odası’nda basın açıklaması yapılmıştır.

AYDIN BAROSU

ENGELLİ HAKLARI KOMİSYONU

03.12 .2018 DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI

                       Bildiğiniz üzere bugün 3 Aralık 2018 yani Dünya Engelliler Günü. Birleşmiş Milletler 1992 yılında aldığı bir kararla, 3 Aralık gününü 'Uluslararası Engelliler Günü' olarak ilan etmiştir. O tarihten itibaren her yıl 3 Aralık günü tüm dünyada engelliler için farkındalık yaratacak etkinliklerin ve organizasyonların yapıldığı bir gün haline gelmiştir. Ülkemizde engelli hakları ile ilgili olarak , 2005 yılında Engelliler Hakkında Kanun çıkarılmıştır. 2010 yılında ise Anayasada yapılan değişikliklerle engellilere pozitif ayrımcılık yapılmasının önü açılmış ve bu husus Anayasal güvenceye kavuşturulmuştur.

                     Tüm insanlar, birbirleriyle eşittir ve daha anne karnından başlamak üzere, devredilemez temel hak ve özgürlüklere sahip olarak yaşama merhaba demektedir. Tüm insanların eşitliği, temel hakları özgürlükleri, ülkelerin iç mevzuatları ve Uluslararası Sözleşmeler ile kabul edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Buna karşın bireylerin doğumla gelen yada sonrasında oluşan fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerindeki kayıplar nedeniyle yaşamlarında diğer insanlarla eşitliğini koruyacak, hak ve özgürlüklerinin kullanımını mümkün kılacak düzenlemeler yapılması gerekmiştir.

                Bugün ülkemiz mevzuatında başta Anayasa’da olmak üzere engellilere yönelik pek çok düzenleme yer almaktadır. Buna rağmen engelliler yaşamlarını eğitim, sağlık, ulaşım, çalışma gibi birçok alanda güçlüklerle sürdürmektedir. Bu husus yasal düzenlemelerin yetersiz olduğunu ve söz konusu yasal düzenlemelerde uygulama problemleri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Merkezi Yönetim ve Yerel Yönetimlerce, yasal düzenlemelerin ivedi olarak uygulamaya dönüştürülmesi, uygulamaya konulanların ise kullanılabilirliğinin sağlanması, denetimlerinin yapılarak eksikliklerinin giderilmesi suretiyle, engellilerin yasal haklarından faydalanmasının ve toplumsal hayata katılımının sağlanması gerekmektedir.

Bununla birlikte sosyal yaşamda sıklıkla engellilere yönelik toplumsal farkındalığımızın eksikliği ve birbirimizin haklarına gereken saygıyı ve hassasiyeti göstermediğimiz de görülmektedir. Unutulmamalıdır ki, bizler için sıradan olan bir hareket, engellilerin yaşamını zor ve tehlikeli hale getirebilmektedir. Engelsiz bir dünya ancak karşılıklı saygı, sevgi ve dayanışma ile mümkündür.       

                Engelli bireylerimizin spor, sanat, bilim gibi pek çok alanda başarılarına tanıklık etmekteyiz. Bugün onların yaptıklarının ve başarılarının konuşulmasının yanı sıra farklı gereksinimleri olan bireylerle birlikte yaşama kültürümüzün nasıl olacağı ve bu kültürün nasıl geliştirileceği konusunda katkılarda bulunarak farkındalık yaratılmasının konuşulmasını istiyor ve diliyoruz.   Engellilerin sorunlarına dikkat çekilmesi istiyoruz. Engellilerin nasıl bağımsız yaşayabileceğinin ve toplumsal hayata engelsiz tam ve etkin katılımının nasıl sağlanacağının konuşulmasını istiyoruz.

Aydın Barosu ve Aydın Barosu Engelli Hakları Komisyonu dün olduğu gibi bugün de Engelli vatandaşlarımızın Tüm hak ve özgürlüklerden eşit ve tam olarak faydalanmalarını sağlamak, Toplumsal hayattaki katılımlarını, başarılarını daha da arttırmak ve nihayetinde Engellemelere dur demek için, üzerine düşen görevi hassasiyetle yerine getirmeye devam edecektir. Biz bugünün, engellerin aşıldığı, Toplumsal dayanışma ve farkındalığımızın arttığı, farklılıklarımızla birlikte gelişip güçlendiğimiz bir günün başlangıcı olmasını diliyoruz.

Engellilik Tercih değildir. Engel olma destek ol.

Cuma, 30 Kasım 2018 14:17
Atatürk Ve Cumhuriyet Devrimleri Komisyonu Koordinatörü Av. Ali Kaan Akın
Atatürk Ve Cumhuriyet Devrimleri Komisyonu Üyesi Av.Berk Ildız
Atatürk Ve Cumhuriyet Devrimleri Komisyonu Üyesi Av.Rıdvan Karataş
Atatürk Ve Cumhuriyet Devrimleri Komisyonu Üyesi Av.Turhan Akdaş
Atatürk Ve Cumhuriyet Devrimleri Komisyonu Üyesi Av.Umut Yener Köse
Atatürk Ve Cumhuriyet Devrimleri Komisyonu Üyesi Av.Ural Alp
Sayfa 1 / 100
IP Adresiniz :52.91.90.122
IP Adresiniz kayit altina Alinmistir ..